Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/9019 E. 2012/2587 K. 22.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9019
KARAR NO : 2012/2587
KARAR TARİHİ : 22.02.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı ve davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Dava, davacı şirketin davalı bankadaki mevduatının tahsili amacı ile yaptığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, banka tarafından yapılan bütün işlemlerin davacı şirket temsilcisinin veya onun verdiği vekaletnameye göre vekili tarafından yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacı şirkete ait bankacılık işlemlerinin davacı şirket yetkilisi… veya onun yetkilendirdiği … … tarafından yapıldığı, … …’ın yapmış olduğu işlemlerden sonra…’un da işlemler yapmasının daha önceki … …’ın işlemlerine icazet verildiği anlamına geldiği gerekçesi ile davanın reddine, davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm taraflar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda … …’ın hangi işlemleri yaptığı açıklanmadığı gibi davacı şirket yetkilisi…’un da … …’ın yaptığı işlemlerden sonra ne gibi işlemler yaptığı açıklanmamıştır. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu bu yönlerden eksik olup, hüküm kurmaya ve Yargıtay denetimine elverişli değildir.
Ayrıca dosya içeriğinde davacı şirket yetkilisi… tarafından şirket adına … …’a verilmiş bir vekaletname mevcut değildir. Bu nedenle … …’ın davacı şirketin vekili veya temsilcisi olduğunun kabulünü gerektiren deliller açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Öte yandan dava konusu olay nedeniyle Denizli Ağır Ceza Mahkemesinde Halk Bankasını dolandırmak suçundan dolayı davacı şirket yetkilisi… ile … … hakkında açılmış bir ceza davası bulunmaktadır. Bu durumda ceza mahkemesinin olası bir mahkumiyet kararının Borçlar Kanununun 53. maddesi uyarınca hukuk hâkimini bağlayacağı gözetilerek, söz konusu ceza davasının sonucunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 165/1 hükmü uyarınca bekletici mesele yapılması gerekir.
Mahkemece yukarıda açıklanan yönler gözetilip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 900,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.