YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3476
KARAR NO : 2011/12405
KARAR TARİHİ : 12.10.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil … ve vekili Av. … ile davalı vek. Av. …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacı asil ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile kurup birlikte yönettikleri şirketin ihalelerinde teminat amacıyla kullanılmak üzere şirket kasasında bulunan sadece imza ve miktar kısmı yazılmış bononun, şirketin tasfiyesinden sonra, davalı tarafından icra takibine konu edildiğini belirterek, müvekkilinin bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bononun tüm unsurları tamamlanmış şekilde ve elden çeşitli zamanlarda alınan nakit para karşılığında verildiğini, ihalelerde bononun teminat olarak kabul edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, imzalı bir bonodaki boşlukların sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının ancak yazılı delille ispat edilebileceği, davacının davalı hakkında bedelsiz senedi kullanmak suçundan yaptığı şikayet hakkında takipsizlik kararı verildiği, yapılan ikinci şikayetin aynı konuya ilişkin olduğu, davacının bononun kambiyo senedi niteliğinde olmadığına dair icra mahkemesine yapılan şikayetin reddine karar verilerek Yargıtay 12. Hukuk Dairesince bu kararın onandığı, bononun teminat amacıyla düzenlendiğinin veya içeriğindeki yazıların aksinin kanıtlanamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, menfi tespit davasının reddine karar verilmiş ise de davacının şikayeti üzerine davalı hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı karar tarihinden sonra dava açılmış olup, yargılamanın … 6.Ağır Ceza Mahkemesinde devam ettiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda ceza mahkemesinin olası bir mahkumiyet kararının Borçlar Kanununun 53. maddesi uyarınca hukuk hâkimini bağlayacağı gözetilerek, söz konusu ceza davasının sonucunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 165/1 maddesi uyarınca bekletici mesele yapılması gerekir. Bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 825,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.10 .2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.