Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/6499 E. 2012/13032 K. 17.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6499
KARAR NO : 2012/13032
KARAR TARİHİ : 17.09.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili tarafından bonolara dayalı alacağın tahsili için davalı aleyhine girişilen ilamsız icra takibinin, 15.000,00 TL’lik kısmına ödeme yapıldığı iddiasıyla kısmi itiraz sonucu durduğunu, davalı borçlu yanca bonolara yönelik yapılmış herhangi bir ödeme bulunmadığını ileri sürerek kısmi itirazın iptali ile % 40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve talep etmiştir.
Davalı vekili, dava ve takibe konu bonoların tanzim tarihlerinin bulunmadığını, müvekkili tarafından 22.06.2009 tarihli 10.000,00 TL, 25.07.2009 tarihli 5.000,00 TL bedelli nakit alındı makbuzları ile davacıya ödeme yapıldığını, bu ödemelerin dava konusu 30.06.2009 vadeli 30.000,00 TL bedelli bonoya ilişkin olduğunu belirterek davanın reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu bonoların 23.01.2009 tarihli protokol kapsamında düzenlenen 5 adet bonodan 30.06.2009 tarihli 30.000,00 bedelli ve 30.07.2009 tarihli 10.000,00 TL bedelli bonoya ilişkin olup davalı şirket keşideci, dava dışı…Mühendislik Ltd Şti lehtar, davacının ciranta konumunda olduğu, davalı yanca sunulan ödeme makbuzlarında yapılan ödemelerin hangi senede ilişkin olduğunun belirtilmediği, davalı tarafından sonradan ödemeye ilişkin sunulan 7.07.2009 tarihli 10.000,00 TL bedelli ödeme belgesinin savunmanın genişletilmesi kapsamında muvafakat edilmediğinden delil olarak değerlendirilemediği, kaldı ki buna rağmen davalı yanca ödemenin usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı, davalı yanca davacıya teklif olunan yeminin davacı asil tarafından usulüne uygun eda edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın 15.000,00 TL asıl alacak, 400,41 TL işlemiş faiz üzerinden ve asıl alacağı icra takip tarihinden itibaren %27 oranını aşmayacak şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmak sureti ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle 6100 Sayılı HMK.nun 227. maddesi uyarınca yemin teklifinden sonra sunulan belgenin dikkate alınmamasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı, takip konusu borcun ödendiğine dair 5.000,00 TL bedelli bir ödeme makbuzu sunmuştur. Ödeme makbuzunda ödemenin senede mahsuben yapıldığı yazılı olduğuna göre 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 101.maddesine göre, ödemenin takip konusu senede mahsuben yapıldığının kabulü gerekir. Davacı ödemenin cari hesap borcuna mahsuben yapıldığına dair iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlamadır. Mahkemece bu yönler gözetilerek 5.000,00 TL lik ödemenin borçtan mahsup edilip edilmeyeceği yönünde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.