Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/8148 E. 2011/1569 K. 10.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8148
KARAR NO : 2011/1569
KARAR TARİHİ : 10.02.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 22.3.2010
Nosu : 377-174

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-

Davacı vekili, davacının davalıya ilaç ve tıbbi malzemeler sattığını, ancak bedelinin davalı tarafından ödenmediğini, çekilen ihtarla davalının temerrüde düşürüldüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000.-TL.asıl alacak 2.000.-TL.işlemiş faiz talebinde bulunmuş, bilahare davasını ıslah ederek 527.483.-TL.asıl alacak, 26.576.-TL.faizin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihale sözleşmesinin 13.2.maddesine göre ödemelerin 270 gün içinde yapılacağının yazılı olduğunu, faiz talebinde bulunulamayacağına dair sözleşmede hüküm olduğunu, sözleşme hükümleri gözetilerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, asıl alacağın davanın açılmasından sonra ödenmesi nedeniyle asıl alacak yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, mal alım ihaleleri tip sözleşmesinin13.2 maddesine göre ödemelerin geç yapılmasından dolayı yüklenicinin faiz talep edemeyeceği öngörüldüğünden işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir
2- Dava 2007 yılında satılan malların bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda bir kısmı imzasız olmak üzere taraflar arasında 9 adet “mal alım ihalelerine ait tip sözleşme” bulunmaktadır. 28.12.2006 ve 18.1.2007 tarihli ihale sözleşmelerinin ödeme koşulları ve zamanına ilişkin 13.2 maddesine göre ödemelerin mal tesliminden itibaren en geç 270 gün içerisinde yapılacağı ve bu sürenin 31.12.2007 tarihini aşmayacağı belirtilmiştir. Bu sözleşme kapsamında teslim edilen malların bedelinin ödeme tarihleri belli olduğundan, öngörülen sürede ödenmemesi halinde davacının bu malların bedelinin tahsili isteminin kabulünde bir isabetsizlik yoktur. Ancak, diğer ihale sözleşmelerinde yer alan m.13.2’ye göre ise ödemelerin malzeme ve fatura tesliminden sonra Döner Sermaye Saymanlığının yapacağı plân dahilinde gerçekleştirileceği belirtilmiştir. Bu durumda teslim edilen mal bedelinin ödenmesi davalının yapacağı ödeme planına bağımlı kılındığı için bu sözleşmelere göre satışı ve teslimi yapılan malların bedelinin tahsili istemi yerinde değildir. Hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında faturaların ve ödemelerin hangi sözleşmelere göre yapıldığının tespit edilemediği belirtilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde dava konusu malların satış ve tesliminin hangi sözleşme kapsamında gerçekleştirildiğinin araştırılıp, bir kısım sözleşmelerde farklı şekilde düzenlenen m.13.2 hükmü gözetilerek sonuca gidilmelidir. Bilirkişi incelemelerine rağmen bu hususun tespitinin mümkün olmaması hâlinde ise ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tayini suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.