YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9544
KARAR NO : 2012/13670
KARAR TARİHİ : 26.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı vakfa ait vadeli hesaptan 1998-1999 yılları arasında verilen faizlerden yapılması gereken gelir vergisi ve SSDF kesintilerinin yapılmadığını, bu nedenle davalıya 6.299.933.353 TL (6.299.93 TL) fazladan faiz ödendiğini, vakıf vergi muafiyetinde olmadığı için faizlerden kesilmesi gerekip de kesilmeyen gelir vergisi ve SSDF tutarı olan toplam 4.884.672.530 TL (4.884.67 TL)’nin müvekkili banka tarafından … Vergi Dairesine yatırıldığını, toplam 11.184.605.883 TL (11.184.60 TL) zararın, davalıdan 09.04.2002 ve 09.12.2002 tarihli yazılarla istendiğini, en son 18.07.2003 tarihli kat ihtarının davalıya 30.07.2003 tarihinde tebliğ edildiğini, herhangi bir ödeme yapılmadığı için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, davalının haksız kazanç elde ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 13.07.1998 tarihinde açılan vadeli hesabın 23.02.2000 tarihinde kapatıldığını, belirli dönemlerde tahakkuk ettirilen faizin ödendiğini, hesabın kapatılmasından iki yıl sonra davacı bankanın kendi sorumluluğunun sonuçlarını müvekkiline yüklemeye çalıştığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen 01.12.2009 tarihli bilirkişi kurulu raporuna, davalının temerrüdünün esas alınmasına göre davanın kısmen kabulüne 10.914,60 TL asıl alacak ve 1.267,31 TL işlemiş faiz alacağı yönünden davalının … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2003/1315 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, alacak yargılamayı gerektirdiği için icra inkar tazminatı isteminin ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Davacı banka vekili, … 2. Noterliğinin 18.07.2003 tarihli ihtarnamesinde de belirtildiği üzere alacaklarının ödenmesini davalıdan 09.04.2002 tarih 84 sayı ve 09.12.2002 tarih ve 572 sayılı yazıları ile istediğini bildirmiş, keza daha sonra da hükme esas alınan 01.12.2009 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda da temerrüt yönünden kabul edilen … 2. Noterliğinin 18.07.2003 tarihli ihtarnamesini keşide etmiştir.
Davalı vekili, vermiş olduğu 15.08.2005 günlü “bilirkişi raporuna beyanlarım” başlığını içeren itiraz dilekçesinde faiz başlangıcının 09.04.2002 tarihinde keşide edilen ihtarnamenin müvekkiline tebliğ edildiği tarih olduğunu belirtmiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece davalı vekilinin bu beyanı üzerinde durulup, beyanda belirtilen yazının ( 09.04.2002 tarih ve 84 sayılı ) davalıya tebliği ile davacı bankanın vergi dairesine parayı yatırdığı tarih de araştırılıp buna göre faizin başlangıcının belirlenmesi gerekirken bu yönlerin gözetilmemesi isabetsiz olduğu gibi alacağın likit (bilinebilir) olmadığının kabulü ile icra inkar tazminatı talebinin reddi de doğru değildir.
3-) Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; hükme esas alınan 01.12.2009 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda, faizin başlangıcı yönünden kabul edilen … 2. Noterliğinden keşide edilen 18.07.2003 tarihli ihtarnamede; davacı banka alacaklarının yasal faizi ile ödenmesini istemiştir. Mahkemece, bu ihtardaki yasal faiz talebi, keza davalının sıfatı ve taraflar arasındaki ilişkinin kredi ilişkisi olmadığı gözetilerek davacı alacağına yasal faiz yürütülmesi gerekirken reeskont faiz oranına göre hesaplama yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınması da doğru olmadığı gibi, davanın reddolunan kısmı üzerinden, davalı yararına ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken, “…. reddolunan kısmı üzerinden hesap ve takdir olunan 2.499,57 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” şeklinde hüküm kurulması da isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bette gösterilen nedenlerle davacı banka yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.