Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/5199 E. 2011/555 K. 24.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5199
KARAR NO : 2011/555
KARAR TARİHİ : 24.01.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine senede dayalı takip başlattığını, taraflar arasında para alışverişi bulunmadığını, müvekkilinin hamile olup doğuracağı çocuğun davalı tarafından istendiğini, karşılığında hastane masraflarının ödeneceğinin davalı tarafından teklif edildiğini, müvekkilinin 01.07.2008’de doğum yaptığını, 02.08.2008’de çocuğun davalıya verildiğini, Temmuz ayı ortalarında davalının müvekkiline boş bir senet imzalattığını, tarafların ayrıca tutanak imzaladıklarını, daha sonra müvekkilinin çocuğu mahkeme kararı ile davalıdan aldığını, hastane masraflarının da müvekkilince taksitler halinde ödendiğini, çocuğun alınması üzerine davalının senedi takibe koyduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, senedin bebek tesliminde teminat olarak düzenlendiği, bu şekildeki borcun kamu düzeni ve genel ahlaka aykırı olup eksik borç niteliğinde bulunduğu, ödenmediği takdirde talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinin davalıya tebliğine ilişkin mazbatada tebligatın Tebligat Kanunu’nun 21.maddesine göre yapıldığı belirtilmişse de anılan mazbatada beyanda bulunan komşunun imzasının alınmadığı görülmüştür. Tebligat Tüzüğünün 28.maddesi uyarınca tebligat tutanağına beyanda bulunan komşunun imzasının alınması, imzadan çekinmesi halinde ise bu durumun tebligat memurunca tutanağa yazılarak imzalanması gerekir.
Bu durumda mahkemece dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilerek yargılama yapılması gerekirken usulsüz tebligat nedeniyle davalının savunma hakkının kısıtlanması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.