YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7195
KARAR NO : 2011/2878
KARAR TARİHİ : 07.03.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkillerinden …… İnş.Ltd.Şti. ile davalı banka arasında 31.05.2006 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin imzalanması sırasında sözleşmenin teminatı olarak vade tarihi ve miktarı boş bir bononun müvekkillerince imzalanarak davalıya verildiğini, ayrıca kredi limitinin %30-%40 oranında fazlası kadar müşteri çeklerinin ciro edilerek davalıya verildiğini, müvekkilince ödemelerin zamanında yapılamadığını, bunun üzerine davalının hesap kat ihtarnamesi göndermeden verilen teminat senedine tanzim ve vade tarihi ile 420.000 TL yazarak takibe koyduğunu, takipte müvekkillerinden 912.900 TL istendiğini, müvekkillerinin gerçekte 155.239,78 TL borçlu olduğunu belirterek borç miktarının 155.239,78 TL olduğunun ve fazladan talep edilen 757.660,22 TL’den müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, takip tarihi itibariyle davalı bankanın 323.550,56 TL alacaklı olduğu, takibe konu bono miktarı olan 420.000 TL’den bu tutar düşüldüğünde kalan 96.449,44 TL’den davacıların borçlu olmadıkları gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, takibe konu 420.000 TL bedelli bono nedeniyle davacıların davalı bankaya 96.449,44 TL borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacılar Adnan Mustafa Yalvaç ve Dilek Yalvaç’ın karar başlığında gösterilmemesi şeklindeki eksikliğin HUMK’nun 456.maddesi uyarınca mahallinde her zaman giderilebileceği de gözetilerek davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 07.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.