YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5585
KARAR NO : 2011/2263
KARAR TARİHİ : 22.02.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 21.01.2010
Nosu : 380-28
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının icra takibine konu ettiği bononun zorla müvekkiline imzalattırıldığını, taraflar arasında makine alımı konusunda yazılı sözleşme imzalandığını, makinenin 05.10.2007 tarihinde davalıya teslim edildiğini, bedelinin alındığını, müvekkilinin işyerini kapatmaya karar vermesi üzerine 2008 yılının Ocak ayı başında davalının müvekkilini makinanın elektrik kaçırdığı bahanesiyle çağırdığını, davalı şirket yetkilisi …’nın “sen bize makine için on yıl garanti verdin şimdi çekip gidiyorsun var mı öyle şey” diyerek müvekkilinin önüne boş bir senet koyduğunu ve müvekkilinin suratına tabanca dayayarak tehditle ve sinkaflı küfürler ederek zorla imzalattırdığını, nakden ibaresini taşıyan makine ile aynı değerdeki 45.000.-TL.lik senedin karşılığının bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin borcunun bulunmadığının tespiti ile haksız, kötüniyetli icra takibi nedeniyle % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, duruşmada dava konusu alacak kambiyo senedine dayalı olduğu için sebepten mücerret olduğun, hukuki ilişkinin kanıtlanmasına gerek olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, taraf defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, taraflar arasındaki 45.000.-TL.bedelli makine alımına ilişkin ticari ilişkide karşılıklı edimlerin yerine getirildiği, bunun dışında başka bir ilişkinin bulunmadığı, her ne kadar senet sebepten mücerret ise de taraflar arasında bir ticari ilişkinin bulunduğu ve bunun bedelinin ödendiği anlaşılmakla davanın kabulüne, takibin iptaline, % 40 tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu senedin tehditle imzalatıldığını iddia etmiş, davalı ise bononun sebepten mücerret bir borç senedi olduğunu belirterek davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık bonodan kaynaklanmaktadır. Bono, kambiyo senedi olduğundan sebepten mücerret bir borç ikrarını içerir. Bononun davalının ticari defterinde kayıtlı olmaması onu hükümden düşürmeyeceği gibi mücerretlik niteliğini de etkilemez.
Bu durumda mahkemece somut olay bakımından ispat külfetinin davacıda olduğu ve davacının davasını usulen kanıtlaması gerektiği gözetilmeden somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.