YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14802
KARAR NO : 2011/10132
KARAR TARİHİ : 18.07.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı banka ile dava dışı … Saç Metal Ticaret arasında akdedilen Genel Ticari Kredi Sözleşmesinde müvekkilinin de kefil olarak yer aldığını, müvekkilinin kefalet limiti 25.000 TL olduğu halde davalı yanca bu limit üzerinde tahrifat yapılarak 125.000 TL’ye çıkarıldığını ve bu sözleşmeye dayalı olarak müvekkili aleyhine takip başlatıldığını oysa davalı bankadan 25.000 TL tutarında kredi kullanıldığını ve on taksidinin ödenip 5.310,08 TL dışında kredi borcu kalmadığını belirterek, müvekkili kefilin sorumlu olduğu kefalet tutarının 25.000 TL olarak tespitine, ödenmeyen son iki taksit tutarı 5.310,08 TL ile müvekkilinin sorumlu bulunduğunun tespitiyle, bu tutar dışındaki takibe konu 86.920,25 TL’den dolayı borçlu bulunmadığının tesbitine ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı iddialarının doğru olmadığını bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yanca sözleşmedeki tahrifat iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın ve koşulları oluşmadığından davalı yanın tazminat isteminin ayrı reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle bu konuda birbirini doğrulayan raporlara göre davacı tarafın sözleşmenin kefalet limiti bölümünde tahrifat yapıldığı yönündeki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı, tahrifat iddiası yanında kefaleti sebebiyle bakiye 5.310,08 TL borucu bulunduğunu, bunun dışında borcu bulunmadığını, bunun dışındaki borcun kredi borçlusu tarafından ödendiğini de ileri sürmüştür.
Bu durumda mahkemece davacının bu yöndeki iddiaları değerlendirilip, dava tarihi itibarıyla borçluluk durumu yönünden banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının tahrifat iddiasıyla ilgili temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,peşin harcın istek halinde iadesine,18.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.