YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4683
KARAR NO : 2012/18429
KARAR TARİHİ : 05.12.2012
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin sıcak su tesisatı için davalıdan malzeme satın alındığını, davalının teslim edilen faturaya konu malzemenin 80-85 derece sıcaklıkta 24-30 bara dayanıklı olacağını, bu şartlar altında malzemelerin garantileri altında bulunduğunu belirtmelerine rağmen tesisatta delikler oluştuğunu ve sızıntı yaptığını, tespit edilen maddi hasarın (64.620 TL) ödenmesi için ihtar keşide edilmesine rağmen bir sonuç alınamadığını ileri sürerek şimdilik 64.620 TL’nin tespit tarihi olan 26.10.2006 tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ayrıca 15 günlük … gücü kaybının da dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, müvekkili şirketin tesisatın yapımı ile bir ilgisinin bulunmadığını, davacı firmanın ithalatçı . … Ltd Şti’de beğendiği malları müvekkili şirket vasıtası ile satın aldığını, iddiaya konu … taahhütnamesinin müvekkili şirket temsilcileri tarafından imzalanmadığını, müvekkiline herhangi bir sorumluluğun yüklenemeyeceğini, kaldı ki davacı firmanın ilk bildiriminden sonra ithalatçı . Metal Dış Tic. Ltd. Şti elemanlarının durumu yerinde inceleyip zarar büyümeden gerekli müdahaleyi yapmak istemişse de davacının kötü niyetli tavrı nedeniyle zararın dahada büyüdüğünü, davacının kullanma hatasının da bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davacının davalıdan satın aldığı boruların kusurlu olduğu, tesisin eski halinde tekrar normal şekilde çalıştırılabilmesi için katlanılacak maliyetin 64.620.00 TL olduğu, davacının 15 günlük … kaybının 888.77 TL bulunduğu gerekçeleri ile toplam 65.508.77 TL ‘nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının 26.10.2006 tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.Mahkemece alınan 08.12.2008 tarihli üç kişilik bilirkişi heyeti raporunun sonuç ve kanaat bölümünde; “ AISI 316/L çeliklerinde gerilimli korozyon çatlamasına malzeme duyarlılığı nikel oranına bağlı olarak farklılık gösterir. Kesin bir karara ulaşmak için, labaratuarda mikro analiz testleri ile malzemenin kimyasal yapısının ve bileşenlerinin düzgün dağılımının (homojenite) incelenmesi gerekir. “şeklinde görüş bildirilmesi üzerine mahkemece labaratuar incelemesi sonucunda alınan 29.09.2010 havale tarihli bilirkişi raporunda “davalı ve davacı taraflar eşliğinde alınan numuneler üzerinde İTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümünde yapılan incelemeler sonucunda dava konusu boruların ayıklanma korozyonu mekanizması ile delinmek suretiyle hasara uğramış olduğu, bileşimlerinde %0,4’e varan oranda bakır bulunması nedeniyle dava konusu boruların standart 316/L kalitesi için belirtilen bileşim değerlerini tamamen karşılayamadığı ve dava konusu boruların ayıklanma korozyonu mekanizması ile delinmesinde bileşiminde %0,4 yakın oranda bulunan bakırın rol oynamış olabileceği kanaatine varıldığı” açıklanmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bu rapora davalı vekilince gerekçeleri de belirtilmek suretiyle itiraz edilmiştir. Bu durumda mahkemece davalı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi ve ayrıca delil tespit raporuna dayanarak zarar tespitinde bulunan mali müşavir tarafından düzenlenen raporun da hüküm kurmaya elverişli bulunmaması nedeniyle ayrıntılı incelemeyi içeren konusunda uzman kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulundan iddia ve savunma çerçevesinde önceki raporlara yönelik itirazları da karşılayacak şekilde ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, tüm deliller hep birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına 900 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.