Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/4532 E. 2011/13826 K. 14.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4532
KARAR NO : 2011/13826
KARAR TARİHİ : 14.11.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 21.12.2010
Nosu :2010/493-2010/742

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava açıldıktan sonra, davacı hakkındaki icra takibinden vazgeçilmiş olmakla dava konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, icra takibinde haksız ve kötüniyetli olunduğu anlaşıldığından kötüniyet tazminatı isteminin kabülüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili davalı bankanın müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, takibin dayanağı olan kredi sözleşmesinde kefaletleri bulunmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini ve %40 oranında tazminat verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında icra takibine konu edilen kredi sözleşmesinde davacının adının kefillere ait bölümde yer aldığını ancak imzanın bulunmadığının takip sonrası fark edilerek davacı yönünden icra takibinden feragat edildiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı hakkındaki takipten feragat edilmesi nedeniyle dava konusuz kaldığı için esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ancak icra takibinin haksız ve kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davalının %40 oranında tazminat ile sorumlu tutulmasına karar verilmiş hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Takip dayanağı Genel Kredi Sözleşmesinin kefillere ilişkin bölümünde davacının ismi ve açık adresi yazılmış ise de bir üst sıradaki kefilin imzası davacıya ait bölüme geçmiş ancak davacının imzasının olmadığı anlaşılmış ve davalı banka imzanın yokluğunu fark ederek icra takibinden feragat etmiştir.
Yine davalı bankanın kat ihtarına davacı 27.05.2009 tarihinde cevap vererek kefaletten vazgeçtiğini bildiren ifade kullanmıştır.
Bu hususlar gözetildiğinde bankanın davacı aleyhine yaptığı icra takibinin hata sonucu olduğu ve fark edilmesi ile vazgeçildiği de anlaşıldığından icra takibinin kötüniyetli olarak yapıldığı kabul edilemez.
Mahkemece açıklanan hususlar gözetilmeden banka aleyhine tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davalı banka yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.