Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/12359 E. 2012/19068 K. 17.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12359
KARAR NO : 2012/19068
KARAR TARİHİ : 17.12.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkilinin 27.01.2010 tarihli, 184039 seri nolu ve 16.327,33 TL bedelli fatura ile 04.02.2010 tarihli, … seri nolu ve 9.188,42 TL bedelli faturalara dayalı alacağının tahsili amacıyla yapılan takibe davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 27.01.2010 tarihli,… seri nolu ve 16.327,33 TL bedelli fatura bedelinin davacıya ödenmiş olması nedeniyle bu faturaya ilişkin alacağı olmadığını, taraflar arasında takım esas alınarak ihale yapıldığını ve sözleşme imzalandığını, sözleşme gereği her bir takımın bedelinin 54.12 TL olduğu, davacının 04.02.2010 tarihli, … numaralı ve 9.188,42 TL bedelli faturayı müvekkili idareye ibraz ettiğini, ancak faturada adet baz alınarak fiyat yazıldığı için teslim alınmadığını, aynı gün 04.02.2010 tarihli, 184069 numaralı faturanın müvekkile teslim edildiğini, bu faturada takım esası alınarak fiyatın belirlendiğini ve fatura bedelinin idare tarafından ödendiğini, 184063 sayılı fatura ile 184069 sayılı fatura incelendiğinde her iki fatura muhteviyatının aynı olduğunun görüleceğini, ancak takibe konu yapılan ve müvekkilinin hiç teslim almadığı faturada yanlış hesap nedeniyle daha yüksek bir meblağ gözüktüğünü belirterek, davanın redddine ve % 40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkiş raporuna göre; davacının talebi olan miktarın bilirkişilerce tespit edilen iki fatura miktarına ilişkin 21.941,68 TL olduğu ve dinlenen tanık ile de faturalara ilişkin malların idareye teslim edildiği, ayrıca cezai şart olarak hesap edilen 3.521,88 TL’nın idarece ispatlanamadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2011/195 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 25.515,75 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren ödeninceye kadar asıl alacağa işleyecek %16 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece ” davacı talebi olan miktarın bilirkişilerce tespit edilen iki fatura miktarına ilişkin 21.941,68 TL olduğu ve dinlenen tanık beyanı ile de faturalara ilişkin malların idareye teslim edildiği, ayrıca cezai şart olarak hesap edilen 3.521,88 TL’nin idarece ispatlanamadığı anlaşılmakla toplanan deliller ışığında, … 5. İcra Müdürlüğü’nün 2011/23246 sayılı dosyası ile başlatılan takibe ilişkin yapılan itirazın haksız olduğu kanaati ile itirazın iptali ve alacağın % 40’ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerekmiştir” şeklinde gerekçe oluşturulmuş ise de hüküm fıkrasında ” Davanın kabulüne, davacının … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2011/195 E sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 25.515,75 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren ödeninceye kadar asıl alacağa işleyecek % 16 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına” şeklinde karar verilmiştir. Bu şekilde hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulmuş olup, bu durum HUMK’nun 381 ve 388. (HMK’nun 294,297) maddelerine aykırılık teşkil ettiğinden hükmün bozulması gerektiği gibi, davanın itirazın iptali davası olup takip talebindeki isteme sıkı sıkıya bağlı olduğu gözetilerek, takip talebinde 27.01.2010 tarihli, 184039 seri nolu 16.327,33 TL bedelli fatura ile 04.02.2010 tarihli, 184063 seri nolu ve 9.188,42 TL bedelli faturalardan kaynaklanan alacak istendiği halde hükme esas alınan raporda, bu faturalardan ne miktar davacı alacağı bulunduğu konusunda bir açıklık bulunmadığı gibi rapor Yargıtay denetimine de imkan verecek nitelikte değildir. Bu yönüyle de hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.