YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12
KARAR NO : 2011/2323
KARAR TARİHİ : 23.02.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 04.02.2010
Nosu : 1043-99
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı … ile müvekkili arasında Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi imzalandığını, diğer davalının müşterek borçlu-müteselsil kefil olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi’nin yasal şartları taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin kefilliğinin geçersiz olduğunu, kefalet miktarının sözleşmede yazılı olmadığını, asıl borçluya başvurulmadan kefil müvekkile başvurulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı …’in davalı … ile davacı arasındaki Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi’ne kefil olduğu, sözleşmede kefalet miktarının yazılı olmadığı, imzanın kefalet mi garanti mi olduğunun anlaşılamadığı, takip tarihi itibariyle davalı …’nın 5.347.66.-TL.borcunun olduğu gerekçesiyle davanın … … bakımından kısmen kabulüne, % 40 tazminat talebinin reddine, davalı … bakımından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı …’nın davalı … ile davacı banka arasında imzalanan Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi’nde kefil olarak imzasınn bulunduğu mahkemenin de kabulündedir. Anılan sözleşmenin ekindeki garanti sözleşmesinde 1250 TL şeklinde bir limit bulunmaktadır. Bu durumda davalı …’nın diğer davalının kredi kartının müteselsil kefili olduğu ve kefalet limitinin de 1250 TL olduğunun kabulü ile kefilin kendi kefalet limiti ve temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olduğu gözetilmeden yazılı gerekçe ile bu davalı yönünden davanın reddi isabetli olmadığı gibi, alacağın kredi kartından kaynaklandığı, borcun likit (bilinebilir, hesap edilebilir) olduğu gözetilerek hüküm altına alınan miktarın %40’ı oranında davacı yararına İİK 67 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken davalı … yönünden bu talebin reddi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 23.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.