Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/8834 E. 2012/1366 K. 02.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8834
KARAR NO : 2012/1366
KARAR TARİHİ : 02.02.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 5 yıl süreli bayilik sözleşmesine istinaden, 27/09/2006 tarihinden geçerli olarak 10 yıl süre ile davalıya ait taşınmaz üzerinde intifa hakkı tesis olunduğunu, ancak Rekabet Kurumunun 12.03.2009 tarihli kararı ile bayilik sözleşmeleri ile intifa sözleşmelerinin 5 yılı aşamayacağı yolunda düzenleme getirildiğini, bu durumda intifa süresinin 18/09/2010 yılına kadar geçerli olduğunu, fiilen kullanımı imkansız kalan yıllar için ödenen intifa bedelinin iadesi gerektiğini belirterek 216.050,00 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının taşınmazı kullanmasına bir müdahalelerinin olmadığı gibi bayilik sözleşmesi devam ettiği sürece zenginleşme ya da fakirleşme olamayacağını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi ile davacı lehine tesis olunan intifanın devam ettiği, akitler fesih edilmeden ödenen bedelin geri istenemeyeceği ve hukuki yarar olmaksızın dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece, taraflar arasındaki akdin feshedilemeyeceği ve geçerli olduğu gerekçesiyle verilen red kararı esasa ilişkin nihai karar olup, buna göre davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmına göre hesaplanacak nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmolunması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine,02.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.