Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/8884 E. 2012/1368 K. 02.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8884
KARAR NO : 2012/1368
KARAR TARİHİ : 02.02.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, tebligat gideri verilmediğinden bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, 30-35 yıldan bu yana Almanya’da yaşayan ve okuma yazma bilmeyen müvekkilinin, davalı … ve dava dışı … ve……’ın sahibi olduğu dava dışı … Çorap San ve Tic Ltd Şti ‘nin ortağı olduğunu, taraflar arasındaki fiili ortaklığın daha önce başladığını, mezkur şirket ve ortaklarının mali açıdan çok zor durumda oldukları için müvekkili ve ailesinden sürekli yardım aldıklarını, bu süreçte davalı … ve dava dışı …’ın şirketin “isim ve patent hakkı”nın satın alınması için müvekkilinden para talep ettiklerini ve müvekkilinin elinden boş senet aldıklarını, bilahare bu senede keşide ve vade tarihi eklenerek lehdarı …, bedeli 67.490 Euro olarak tamamlandığını ve diğer davalı …’e ciro edildiğini, ve davalı … tarafından Fatih 1. İcra Müdürlüğü’nün 2005/4944 esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibi yapıldığını, takibe karşı daha önce … … aleyhine açtıkları davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedildiğini, takibe konu senedin müvekkilinin okuma yazma bilmemesi ve hulus ve saffetinden istifade edilmek sureti ile imzalattırıldığını, zira şirketin isim ve patent hakkının bulunmadığını ve senedin bedelsiz olduğunu öğrendiklerini, senedi takibe koyan davalı …’in de kötü niyetli hamil olduğunu belirterek davacının dava konusu senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile senedin iptaline ve % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir .
Davalı … vekili, dava konusu senedin bono lehdarı olan …’ın müvekkiline olan borcu sebebi ile verildiğini, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, senedin hile ile alındığı iddiasının müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, senedin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiğini ve müvekkiline karşı bu iddianın ileri sürülemeyeceğini, bonoda alacağın sebebinin nakden olarak gösterildiğini bildirerek davanın reddiyle ve % 40 tazminata karar verilmesini savunmuştur.
Davacı … vekili, senedin bizzat davacı tarafından müvekkiline verildiğini, davacının daha önce … … aleyhine açtığı menfi tespit davasının pasif husumet yokluğu nedeni ile reddedildiğini, takibe konu bononun tüm unsurları doldurulmuş olarak müvekkiline verildiğini, mezkur senedin veriliş nedeninin nakit alınan para olup bunun da senet metninde yazılı olduğunu, davacının TTK’ya göre tacir olup okuma yazma bilmediği iddiasını ileri süremeyeceğini, dava konusu senedin diğer davalıya geçerli bir ciro ile elden alınan borç sebebine istinaden devredildiğini, davalının iddialarını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddiyle ve % 40 tazminata karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının senedin hile ile elinden alındığı iddiasınının davalı … yönünden subut bulmadığı, davalı …’in ise kötü niyetli hamil olduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 02.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.