Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/2581 E. 2011/9967 K. 13.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2581
KARAR NO : 2011/9967
KARAR TARİHİ : 13.07.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılardan … vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılardan asil … ile vek.Av…. ile davalılardan … vek.Av…. gelmiş, diğer davalı taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan asil ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Dava, takibe konu bononun muvazaalı şekilde yetkisiz kişi tarafından imza edilerek verilen ve karşılığında bir mal alım satımının söz konusu olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davalı … vekili, bonoyu tanzim eden …’in davacı şirketin ortağı ve imzaya yetkili olduğunu, temsilcinin muvazaa yaptığı iddiasının taraf muvazaası olduğunu, tanıkla ispatının mümkün olmadığını bildirerek davanın reddini ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, davalı …’ın davacı şirkete 46.000,00 TL para verdiğini, karşılığında bononun düzenlendiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, TTK’nun 590.maddesi gereğince, temsile yetkili olmadığı halde bir şahsın temsilcisi sıfatı ile bir senedi imzalayan kimsenin o senetten dolayı bizzat sorumlu olacağı, temsil yetkisinin aşılması ve yapılan bilirkişi incelemesi ve toplanan delillerle şirketin senet lehtarına, senet tanzimini gerektirir bir borcunun veya nakit alışının bulunmaması ve özellikle davalı alacaklının bu kadar yüksek miktarlı bir meblağı şirkete borç verecek mali güce sahip olmadığı, düzenlenen kambiyo senedinde davacı şirket borçlu gösterilse de, TTK’nun 590.maddesi gereğince keşide edenin temsil yetkisini kötüye kullanması nedeniyle şahsen bu borçtan sorumlu olduğu, davacı şirketin borçtan sorumlu olmadığı davalı …’ın senetten dolayı herhangi bir alacağının bulunmadığı, bir dönem davacı şirkette hissedar olduğu, bunu bilmesine veya en azından bunu bilebilecek durumda bulunduğu, icra takibine başlamakta kötüniyetli olduğu, bile bile davacı borçlunun zararına olacak şekilde hareket ettiği gerekçesiyle davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine, takip alacaklısı davalı …’ın %40 kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına, davacı … tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğundan reddine, davalı … AŞ.tarafından davalı … aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılardan … vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı şirket yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalılardan …’dan alınarak davacı şirkete ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 13.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.