Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/1406 E. 2011/4478 K. 06.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1406
KARAR NO : 2011/4478
KARAR TARİHİ : 06.04.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic.Mah.sıfatıyla)

Taraflar arasındaki iflas(itirazlı) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, doktor olan müvekkilinin davalıdan ücret alacağı olduğunu, alacağın tahsili amacıyla yapılan iflas yoluyla takibin vaki itiraz üzerine durduğunu belirterek itirazın kaldırılması suretiyle davalının iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirkette doktor olarak çalışan davacının takip talebinde belirtilen miktarda alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi aracılığıyla hesaplanan hizmet nedeniyle ücret alacağına ilişkin çıkarılan depo emrine rağmen borcun ödenmediği belirtilerek davalının iflasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece, kısa kararda “Davacının davasının KABULÜNE” şeklinde hüküm kurulmuş olup, gerekçeli kararda davalının iflâsına hükmedildiği belirtilmiştir. İİK’nun 165’inci maddesine göre “İflâs hükümle açılır ve bu hükümde açılma anı gösterilir.” Bu nedenle kısa kararda davalının iflâsına karar verildiğinin açıkça yazılı olması gerekli olup, ayrıca iflâs anının saat ve dakika itibarıyla da belirtilmesi zorunludur. Bu yön gözetilmeksizin kurulan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- İİK’nun 160’ıncı maddesine göre iflâs talebi hakkında bir karar verilmeden önce iflâs avansının yatırılması gerekli olup, bu husus gözetilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
3- Mahkemece davalıya gönderilen depo emrine ilişkin tebligatta; “depo kararına esas borcun ödenmemesi hâlinde iflâsına” karar verileceğine dair ihtar yazılmadan davalının iflâsına hükmedilemeyeceğinin düşünülmemesi isabetsizdir.
Öte yandan depo emrinin düzenlendiği tarihe kadar olan alacak miktarı belirlenerek depo emrinin bu miktar üzerinden düzenlenmesi gerekir(İİK.m.158). Bilirkişinin belirlediği depo emrine esas alacak tutarından daha yüksek olan iflâs takip tarihinde talep edilen miktar üzerinden depo kararı tebliği usul ve yasaya uygun değildir.
SONUÇ: Yukarıda üç bend halinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 6.4.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

ştırıldı.