YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3669
KARAR NO : 2012/15107
KARAR TARİHİ : 16.10.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Dava, sözleşmenin teminatı olarak verilen çekin ciro yoluyla devri sonucu davalı tarafından tahsil edilmesinden kaynaklanan istirdat istemine ilişkindir.
Davalı vekili, dava konusu çeklerin dava dışı kredi borçlusu …AŞ. tarafından müvekkiline temlik cirosuyla devredildiğini, icra takibine konulan çeklerin bedellerinin dava dışı üçüncü kişilerle yapılan protokol uyarınca ödendiğini, davacının müvekkiline ödeme yapmadığını, İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin kesinleşen menfi tespit hükmünün taraflarının davacı ile dava dışı …AŞ. olduğunu, müvekkilinin bu davanın tarafı olmadığını, müvekkilinin iyiniyetli yetkili hamil olması nedeniyle şahsi def’ilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalının çeki kredi borcunun teminatı olarak dava dışı üçüncü kişi … AŞ.’den ciro yoluyla devraldığı, bu nedenle iyiniyetli yetkili hamil olduğu, çekin bedelsizliği iddiasıyla açılan ve kabul edilip kesinleşen menfi tespit davasında davalının taraf olmadığı, dolayısıyla menfi tespit hükmünün ancak bankanın bilerek borçlunun zararına hareket ettiğinin ispatlanması koşuluyla davalıya karşı ileri sürülebileceği, davalı bankanın sırf davacıyı zarara uğratmak amacıyla hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davacının zamanaşımına dayalı iddiasının icra mahkemesince reddedilerek Yargıtay denetiminden de geçmek suretiyle bu konunun kesin olarak hükme bağlandığı, bu aşamadan sonra zamanaşımına dayalı istirdat isteminin kabul edilemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 16.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.