YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5116
KARAR NO : 2010/457
KARAR TARİHİ : 25.01.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirketin dava dışı Vakıflar Bankasından kredi kullandığını ve davalının bu kredinin teminatını teşkil etmek üzere taşınmazını ipotek ettiğini, taraflar arasındaki bu ilişkinin 19.04.2005 tarihli protokol ile düzenlenip davalıya tanzim tarihi olmayan 30.11.2005 vadeli bir senedin teminat amacı ile verildiğini, bankadan kullanılan kredinin geri ödenerek borcun kapatıldığını ve ipoteğin riskinin sona erdiğini, davalının elinde bulunan teminat senedini iade etmediği gibi diğer davalıya ciro ederek icra takibine konulmasını sağladığını iddia ederek davalılara borçlu olmadıklarının tespitini ve senedin iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Saadet Çavuşoğlu savunmasında, dava konusu bononun kendilerine tahsil cirosu ile verildiğini, bu nedenle husumet yöneltilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Davalı … savunmasında, dava dışı bankanın davacı şirketin kredi sözleşmesinden doğan sorumluluğu sona ermediği için ipoteği kaldırmadığını, ayrıca söz konusu senedin ipotek ile de ilgili bulunmadığını, 19.04.2005 tarihli belgedeki imzanın kendilerine ait olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu bononun imzası davalıya ait olduğu anlaşılan 19.04.2005 tarihli protokol ile, dava dışı … lehine tesis olunan ipoteğin teminatı olarak verildiği ve teminat bonosunun alacak miktarı tespit edilmeden icra takibine konu edilmesi üzerine takibin İcra Tetkik Mercii hakimliğince iptal olunduğu, ancak davacı şirketin dava dışı bankaya olan kredi sözleşmesinden doğan sorumluluğunun devam etmesi nedeniyle teminat bonosunun teminat vasfının devam ettiği ve iadesinin mümkün olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacı şirketin dava dışı … Ltd.Şti.’ne olan kefaleti ve bankaya … Ltd.Şti.’nin kredi borcunun bulunması ve ipoteğin anılan kefaletin ve kredi borcunun teminatını da teşkil ettiği dikkate alınarak, dava konusu bononun teminat vasfının devam ettiği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 25.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.