YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5514
KARAR NO : 2011/2250
KARAR TARİHİ : 22.02.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 12.11.2009
No : 410-392
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ile mobilya alım satım ilişkisine girdiğini, aralarındaki anlaşmaya göre 11.08.2007 tarihli sipariş formu düzenlendiğini, sipariş formunda yazılı toplam 17.412.-TL.değerindeki malların 25.08.2007 tarihinde müvekkiline teslim edileceğinin kararlaştırıldığını ve anlaşma gereğince müvekkili tarafından yine sipariş formunda tarihleri yazılı her biri 2.500.-TL.den toplam 15.000.-TL.lik çeklerin davalıya verildiğini ayrıca müvekkilinin önceki siparişten kalan 2.295.-TL.alacağı olduğunun sipariş formunda belirtildiğini, ancak davalının malları teslim etmediğini, bu durumda çeklerin karşılıksız kaldığını ileri sürerek çeklerden dolayı borçlu bulunmadığının tespitine ve sipariş formunda alacak olarak kayıtlı 2.295.-TL.nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirketin ticaret sicilindeki adresine çıkarılan davetiyenin bila tebliğ geri dönmesi üzerine 7201 Sayılı TK.nun 35.maddesi uyarınca tebligat yapılmış ancak davalı duruşmalara gelmediği gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davacı tarafından düzenlenen 11.08.2007 tarihli sipariş formunda belirtilen mallar karşılığında dava dilekçesinde ayrıntıları yazılı toplam 15.000.00.-TL. tutarında çekler düzenlenerek verildiği, yine sipariş formunda davacının önceki alacağının da 2.295.-TL.olduğunun yazılı bulunduğu ancak sipariş formunda yazılı malların davacıya teslim edilmediğinin anlaşıldığı, 31.01.2008 tarihli çek bedelinin dava dışı 3.şahsa 3.620.-TL.olarak ödenmesi nedeniyle bu kısmın davalıdan alınması gerektiği gerekçeleri ile davanın kabulüne, davacının keşide ettiği … Yapı Kredi Bankası Şubesine ait 31.12.2007, 28.2.2008, 31.03.2008, 30.04.2008 ve 30.04.2008 tarihli her biri 2.500.-TL.şer miktarlı çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile çeklerin iptaline, 3.620.-TL.alacağın ödeme tarihi olan 27.10.2008 tarihinden 2.295.-TL.alacağın dava tarihi olan 25.12.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli incelemeyi içermediği gibi, Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Bilirkişi raporu davacı defterleri üzerinde yapılan incelemeye göre düzenlenmiş ve sonuç olarak sipariş formu ile Ek-3 cari hesap ekstresine dayanılarak davalının davacıya mal teslim etmediği ve çeklerin karşılıksız kaldığı yolunda görüş bildirilmiştir. Ancak temyiz dilekçesinde de belirtildiği gibi, bilirkişi raporuna dayanak yapılan ve hesap ekstresi olarak belirtilen belge imzasız ve tasdiksiz bir fotokopidir. Anılan belgenin gerçek olup olmadığı araştırılmadığı gibi, davalı şirkete davacının dava konusu çekleri teslim edip etmediği de yeterince araştırılmamıştır.
Uyuşmazlık, 11.8.2007 tarihli sipariş formu ve içeriğinden kaynaklanmaktadır. Bu sipariş formunda sipariş veren olarak … ismi yazılı ise de imzası bulunmamaktadır. Sipariş alan ise ihtilafsız olan 24.3.2007 tarihli sipariş formunu da aynı sıfatla imzalayan … isimli kişidir. İhtilafsız 24.3.2007 tarihli sipariş formunun not kısmında malların daha sonra teslim edileceği yazılı olduğu halde uyuşmazlık konusu 11.8.2007 tarihli sipariş formunda böyle bir açıklamaya da yer verilmemiş, sadece sipariş edilen malların alt kısmında tarihler ve karşılarına miktarlar yazılıp not kısmında “2.295.-TL.önceki alacağı” şeklinde bir açıklamaya yer verilmiştir.
B.K.nun 182.maddesi gereğince aslolan peşin satış olup, mal ve bedelin aynı anda verileceğine dair yasal karine mevcuttur. Kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekir.
Mahkemece belirtilen bu ilkeler çerçevesinde yukarıda açıklanan hususlar yönünden araştırma, inceleme ve değerlendirme yapılabilmesi için uyuşmazlık konusu sipariş formu ve çekler konusunda davalının isticvabı yoluna gidilerek deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.