YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8085
KARAR NO : 2011/1488
KARAR TARİHİ : 09.02.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 24.03.2010
Nosu : 186/138
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … vek.Av…. ile davalı vek.Av….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili davalı yanca müvekkili aleyhine girişilen takibe dayanak kılınan bonodan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığını, senedin bedelsiz olduğunu; senetteki imza dışında hiçbir yazı ve rakamın müvekkilinin eli ürünü olmadığını, müvekkilinin Serbest Muhasebeci Mali Müşavir sıfatıyla davalıya hizmet verdiğini, davalının bir dönem müvekkilinin ortağı olan dava dışı …’a çeşitli ödemeler için verdiği paraları, adı geçenin ilgili yerlere yatırmayarak kendisine malettiğini; müvekkilinin de davalıya karşı yapılabilecek icra takiplerinin teminatı olarak takip konusu bonoyu imzalayıp dava dışı … isimli kişiye tevdi ettiğini, davalının ise bonoyu bu kişiden alıp doldurarak takibe koyduğunu ileri sürerek bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tesbitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacının müvekkiline mali müşavirlik hizmeti verdiğini, ödemeler için davacıya verilen paraların ilgili yerlere yatırılmadığını ve sahte belgeler düzenlendiğini, davacının ortağı konumundaki …’ın eylemlerinden ve boş bonoya attığı imzadan dolayı sorumlu olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının senedin aradaki anlaşmaya aykırı doldurulduğu yönündeki iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı, bononun davacı ve çalışanına verilen paraların ilgili yerlere zamanında ulaştırılmaması nedeniyle oluşan zararın teminatı olmak üzere verildiği ve davacının Borçlar Kanunu’nun 55 inci maddesi uyarınca yanında çalıştırdığı kişinin davranışlarından da sorumlu olduğu, zararın bonoya yazılan tutardan daha fazla hesaplandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 09.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.