YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8562
KARAR NO : 2012/13827
KARAR TARİHİ : 27.09.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı aleyhine 3.622,90 TL alacak talebi ile …2. İcra Müdürlüğü’nün 2009/1669 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun 16.03.2009 tarihli itiraz dilekçesi ile asıl alacak, işlemiş ve işleyecek faize itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu, davalı tarafın davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığı iddiasıyla borca ve faize itiraz ettiğini, yapılmış olan icra takibinde reeskont faizi istenmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, takip konusu alacağın likit olduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve hükmedilecek tazminata itiraz tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ olunmasına rağmen, davalı tarafça davaya karşı herhangi bir cevap dilekçesi verilmemiş, davalı vekili duruşmadaki beyanında davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporunun hükme dayanak yapıldığı, davalının meşruhatlı tebligata rağmen ticari defter ve belgelerini ibrazdan kaçındığı, HMK.222/5 “Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.” maddesi gerekçe gösterilerek, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davalı borçlunun …2. İcra Müdürlüğü’nün 2009/1669 E. sayılı takip dosyası üzerindeki itirazının 2.252,62 TL lik kısım yönünden iptali ile takibin bu kısım üzerinden devamına, bu meblağ üzerinden takip tarihinden itibaren ticari faizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu kanaatine varılması ve borcun likit oluşu nazara alınarak davanın kabul edilen asıl alacak miktarı olan 2.252,62 TL üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya mal satıp teslim ettiğini ancak, bedelini alamadığını iddia etmiş, davalı ise davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını savunmuştur. Bu durumda mal satıp teslim ettiğini iddia eden davacının iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gereklidir. Her ne kadar mahkemece 6100 Sayılı HMK’nun 222/5 maddesi gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, somut olay bakımından anılan yasa hükmünün uygulama olanağı bulunmamaktadır. Zira HMK’nun 222/5. maddesi hükmü münhasıran davalı tarafın ticari defterlerindeki kaydın kabul edileceğinin davacı tarafça bildirilmesi halinde uygulanabilir. Olayımızda ise davacı, munhasıran davalının ticari defter kayıtlarına dayandığını belirtmemiştir. O halde mahkemece, ispat külfetinin davacıda olduğu ve davacının iddiasını yazılı delil ile kanıtlamak zorunda olduğu kuralı gözetilerek deliller toplanıp, hep birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, bozmaya göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine 27.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.