Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/8945 E. 2012/1372 K. 02.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8945
KARAR NO : 2012/1372
KARAR TARİHİ : 02.02.2012

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağına karşılık olarak davalı tarafından keşide edilen 26.01.2005 tarihli 4.760,00 TL bedelli çeke istinaden Balıkesir 3. İcra Müdürlüğü’nün 2008/8947 Esas sayılı takip dosyasi ile icra takibi başlattığını, borçlu …’ın şikayeti üzerine Balıkesir 1. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından dava konusu çekin 6 aylık zamanaşımı süresi içinde icra takibinde hiçbir işlem yapılmadığı gerekçesi ile İİK’nın 33/a maddesi uyarınca takip hakkında icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, İİK’nın 33a/II maddesi uyarınca alacağın ve icra takibinin zamanaşımına uğramadığını, zamanaşımı nedeni ile kambiyo senedi vasfını yitiren çeke ilişkin temel ilişkinin satım sözleşmesi olması nedeni ile zamanaşımı süresinin BK’nun 125. maddesi uyarınca 10 yıl olduğunu belirterek Balıkesir 3. İcra Müdürlüğü’nün 2008/8947 Esas sayılı takip dosyasındaki alacağın takibin zamanaşımına uğramadığının, takibin devamının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, Balıkesir 1. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, davacının kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla takip yapmasının mümkün olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Tic. Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Balıkesir 1. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından dava konusu çekin 6 aylık zamanaşımı süresi içinde icra takibinde hiçbir işlem yapılmadığı gerekçesi ile İİK’nın 33/a maddesi uyarınca takip hakkında icranın geri bırakılmasına karar verildiği, belirtilen alacak 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan bahsi geçen talebin açılacak bir eda davasında defi olarak ileri sürülebileceği ve tespit davasına konu edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK’nun 73. maddesi uyarınca Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez. Öte yandan 6100 sayılı HMK’nın 27.maddesi uyarınca tarafların hukuki dinlenilme hakları mevcuttur. Somut olayda, dava dilekçesi ve duruşma gün ve saatini bildirir mahiyetteki tebligat davalı … Tic. Ltd. Şti. tebliğ edilemeden dosyaya iade olmuştur. Mahkemece, davalı … Tic. Ltd. Şti. usulüne uygun tebligat yapılmadan yargılamaya devam edilip sonuçlandırılması savunma hakkının kısıtlanması mahiyetinde olup yukarıda anılan yasa maddelerine aykırılık teşkil ettiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.