YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7128
KARAR NO : 2011/2546
KARAR TARİHİ : 28.02.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 11.02.2010
No : 431-41
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, konuyla ilgili Bandırma 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/278 esas sayılı dosyasında da imzanın davacıya ait olmadığının anlaşıldığını belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu bonodaki imzanın davacının eşi … tarafından atıldığını, davacı ile eşinin birlikte hareket ederek müvekkilini kandırdıklarını, ceza davasının sonucunun beklenilmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve Asliye Ceza Mahkemesinin dosyası içeriğinde mevcut Polis Kriminal Laboratuarı raporuna göre takibe konu bonodaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı, davalının takibinde kötüniyetli olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne ve davalının %40 oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 28.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.