Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/14575 E. 2011/10022 K. 13.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14575
KARAR NO : 2011/10022
KARAR TARİHİ : 13.07.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki borçtan kultulma davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı …’den 2 adet aracı harici satış sözleşmesiyle satın alıp karşılığında 14 adet senet imzalayıp verdiğini, ancak araçların müvekkilinin elindeyken anılan kişinin borcundan dolayı haczedildiğini, dava dışı …’nin senetlerden 7 adedini iade etmeyip davalı …’a verdiğini, davalının da senetlere alacaklı olarak adını yazıp icra takibi yaptığını ileri sürerek toplam 7.000 TL bedelli 7 adet bonodan dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine, takibin iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin senetlerini davacıdan olan alacağına karşılık aldığını, davacının kötü niyetli olarak senetlerin arkasına senetle ilgisi olmayan bir kişinin ismini yazdığının sonradan anlaşıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,iddia, savunma, toplanan delillere göre davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine, davacının kötü niyetli takip yapması nedeniyle % 40 oranında icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacının iddiasını kanıtlayamadığı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK 72/4 maddesi uyarınca ;”Menfi tespit davası alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar her halde % 40 ‘tan aşağı tayin edilemez.”
Somut olayda, anılan yasa hükmündeki tazminat koşulları irdelenmeden keşideci olan davacının kötü niyetli takip yaptığı gerekçesiyle aleyhine tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.