Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/10452 E. 2011/4025 K. 29.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10452
KARAR NO : 2011/4025
KARAR TARİHİ : 29.03.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, ticari satıştan kaynaklanan faturalara dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahı Mersin İcra Dairelerinin ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, esas yönden ise, davacıya tüm borcun ödendiğini belirterek, davanın reddi ile %40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, BK.nun 73.maddesi gereğince davalı yanın yetkiye yönelik itirazının yerinde olmadığı, ödeme savunmasının davalı tarafından ispat edilemediği, takipten önce davalı temerrüde düşürülmediği için faiz isteminin yerinde olmadığı gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, itirazın iptali ile takibin 4.425.-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazla istemin reddine, hükmolunan miktarın %40’ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İtirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde ilamsız icra takibine girişilmesi dava şartlarındandır. Davalı borçlu, aleyhindeki icra takibine karşı süresi içinde verdiği itiraz dilekçesi ile hem borca hem de icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş, itiraz üzerine açılan iş bu itirazın iptali davasında ise, ayrıca mahkemenin yetkisine de itirazda bulunmuştur.
Bu durumda, mahkemece İİK.nun 50.maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekirken, 05.03.2009 tarihli duruşmada verilen (1) nolu ara kararı uyarınca mahkemenin yetkisine yönelik itiraz incelenip reddedilmiştir.
İcra dairesinin yetkisine yönelik itiraz konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.