YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14310
KARAR NO : 2011/8340
KARAR TARİHİ : 22.06.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı konusu kalmayan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu bonoda atılı bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını, dolayısıyla davalıya herhangi bir borcun bulunmadığını ileri sürerek takip konusu bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı hakkındaki takipten feragat ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, menfi tespit talebi icra takibine dayandırıldığından ve davacı hakkındaki icra takibinden vazgeçildiğinden, menfi tespit davasının konusunun kalmadığı, İİK.nun 72/5.maddesi uyarınca haksız takip yapmak suretiyle borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan davalının takipten feragat ettiğine ilişkin olarak ibraz ettiği dilekçesi de dikkate alınarak davacının kötüniyetli olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, % 40 oranında hesaplanan 4.178.00.-TL.inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı hamil tarafından davacı kefil aleyhine yapılan kambiyo senetlerine mahsus takip dayanağı bono sebebiyle menfi tespit istemine ilişkindir. Bonoda davacı kefil, davalı ise lehtarın cirosu ile hamil olan kişidir. Ciro yoluyla senedin hamili olan kişinin kefilin imzasının sahteliğini bilemeyecek bulunmasına göre kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.