YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5193
KARAR NO : 2011/6333
KARAR TARİHİ : 09.05.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının diğer takip borçlusu …’ın müvekkilinden almış olduğu ve alacağı malların teminatını teşkil etmek üzere müvekkili lehine 1. dereceden 70.000 TL bedelli ipotek tesis ettiğini, …’ın takip tarihi itibariyle müvekkiline 135.866.60 YTL borcu bulunduğunu, bu nedenle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattıklarını, diğer takip borçlusu …’ın tabibe itiraz etmediğini, ancak davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibi neticesinde davalının evini tanımadığı bir kişi lehine ipotek ettiğinin öğrenildiğini, davalının akli melekelerinde rahatsızlık bulunduğunu, ipoteğin vekaletname ile tesis edildiğini, müvekkilinin okuma yazma bilmediği hususunun vekaletnamede yazılı olmadığını, vekaletnamedeki tanıkların müvekkilince tanınmadığı gibi tanıkların da müvekkilini tanımadığını, zaten müvekkiline vasi atandığını, vesayet dosyası için alınan raporda müvekkilinin hukuksal açıdan eylem yeteneğinin olmadığının belirtildiğini, yapılan işlemin geçersiz olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporlarına göre, davalının işlem tarihi itibariyle fiil ehliyetini haiz olduğu davacının takip tarihi itibariyle diğer takip borçlusu …’dan 85.908 TL alacağının bulunduğu, davalı ipotek borçlusunun üst limit olan 70.000 TL ile sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda davalı borçtan şahsen sorumlu olmayıp başkasının borcu için ipotek veren konumundadır.Türk Medeni Kanunu’nun 887. maddesi “ ipotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya, hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır” şeklindedir.
Bu durumda mahkemece anılan yasa hükmünde belirtilen dava şartı üzerinde durulup gerekli araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına peşin harcın istek halinde iadesine 9.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.