YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6939
KARAR NO : 2011/2889
KARAR TARİHİ : 07.03.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirket temsilcisi tarafından müvekkiline, müvekkilinin bilgisizliğinden ve tecrübesizliğinden yararlanılarak “Satış Noktası Raf Ünitesi Ariyet Sözleşmesi” imzalatıldığını, bu imzalatılma sırasında rakip firmaların ürünlerinin satışını ve sözleşmenin feshini engellemek amacıyla takibe konu edilen senedin de imzalatılmış olduğunun sonradan anlaşıldığını, sözleşmenin geçersiz olup, senedin de bedelsiz olduğunu bildirerek takibe konu edilen senet nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, icra veznesine yatırılan paranın istirdadına, % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşmeyi kendi iradesi ile imzaladığını, dava konusu senedin sözleşme gereğince ve müvekkilinin davacıya bedelini almadan verdiği sigortalar ve yaptığı yatırımlara karşılık olarak alındığını, davacının sözleşmeye aykırı davranarak raf ünitelerinin sökülerek yerine rakip firmaya ait raf ünitesinin monte edildiğinin tespit edilmesi ve yapılan yatırımlara ilişkin bedellerin ödenmemesi üzerine senedin takibe konulduğunu bildirerek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu senedin taraflar arasındaki ticari ilişkinin daha başlangıcında davalının yaptığı stand ve diğer masrafları teminat altına almak amacıyla davacı tarafından davalıya verilmiş olduğu, bu nedenle TTK.nun 688/2.maddesine göre kayıtsız ve şartsız bir bedeli ödeme vaadini içermediği, bu durumda davalının davacıdan alacaklı olduğunu somut delillerle ispatlaması gerektiği, davacının ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile takibe konu senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu bononun teminat senedi olduğunu iddia etmektedir. İspat külfeti M.K.nun 6.maddesi gereğince davacı üzerinde olup HUMK.nun 290.maddesi hükmü gereğince teminat senedi savının yazılı belge ile kanıtlanması gerekir. Belirtilen bu açıklamalara rağmen mahkemece olaya uygun düşmeyen yazılı gerekçe ve açıklamalarla davanın kabulü bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 7.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.