Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/13007 E. 2011/2270 K. 23.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13007
KARAR NO : 2011/2270
KARAR TARİHİ : 23.02.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 22.2.2010
No : 175-384

Davacı vekili tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün müdahil Maliye Bakanlığı ile süresi içinde müdahil AE Yayıncılık Ltd.Şti. vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
İflasın ertelenmesinin uzatılmasını talep edenler vekili, müvekkilleri olan şirketlerin bir yılık iflasın ertelenmesi süresi içinde iyileştirme projesine bağlı kalarak çalışmalarına devam ettiğini, maliyetlerini büyük ölçüde azalttığını, önemli miktarda eski borç ödediğini, ancak borca batıklık durumunun halen devam ettiğini, borca batıklıktan kurtulmaları için iflasın ertelenmesi kararının bir yıl süreyle uzatılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, her iki şirketin borca batıklık durumunun devam ettiği, finans kurumlarına ve diğer alacaklılara olan borçların yeniden yapılandırılarak öngörülen plan dahilinde ödemelerin devam ettiği, her iki şirketin grup olarak 2.572.622.-TL.olan nakit borcunun 2.464.970.-TL.sinin ödendiği, vergi ve SGK ödemeleri konusunda uyuşmazlığın bulunmadığı, maliyetlerin önemli ölçüde azaldığı, 28.2.2007 tarihinde toplam 14.369.296.-TL.olan borcun 11.364.866.-TL.lik kısmının ödendiği, şirketlerin üretim yapmak amacıyla yeni borçlanmaya gidebildikleri, mal tedarik ederek üretimlerini sürdürdükleri belirtilerek iflasın ertelenmesi kararının bir yıl uzatılmasına karar verilmiş, hüküm müdahiller Maliye Bakanlığı ve AE Yayıncılık Ltd.Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece iflâsın ertelenmesinin uzatılması talebi hakkında verilen hüküm temyiz eden Maliye Bakanlığı vekiline 25.3.2010 tarihinde tebliğ edildiği hâlde, temyiz dilekçesi İİK.nun 164.maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre geçirildikten sonra 6.4.2010 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve ¾ sayılı İçtihatı Birleştirme Kararında Yargıtay tarafından da karar verilebileceği kabul edilmiş olmakla, temyiz isteğinin reddi gerekmiştir.
2- İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin malî durumunun ıslahının mümkün olması hâlinde o şirketin iflâsının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. İflâsın ertelenmesinin uzatılmasının talep edilmesi hâlinde mahkemece bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez iflâsın ertelenmesinin uzatılmasının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için bilirkişi incelemesi yaptırılarak bir sonuca gidilmelidir. Zira iflâsın ertelenmesi sırasında uygulanan iyileştirme tedbirlerinin devam ettirilmesinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. Her iki şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda, şirketlerin borca batıklık durumlarının devam ettiği, bir kısım borçlarını ödedikleri, vergi dairesi ve SGK ile problem yaşamadıkları belirtilmiş, mahkemece bu bilirkişi raporu hükme esas alınarak iflas ertelemenin uzatılmasına karar verilmiştir.
İflâsın ertelenmesinde olduğu gibi, iflâsın ertelenmesinin uzatılmasında da borca batıklığın tespiti sırasında kaydî değerlerin değil, rayiç değerlerin esas alınması gerekir. Bu nedenle, şirketlerin aktifinde yer alan tüm varlıkların rayiç değerlerinin mahkeme tarafından atanan yeminli bilirkişiler aracılığıyla tespiti gerekli olup, bilançoda kayıtlı değerler üzerinden borca batıklığın saptanması suretiyle iflâsın ertelenmesi kararının uzatılması usul ve yasaya aykırıdır
3- Bilirkişi ve kayyım raporlarının içeriğindeki bilançoların incelenmesinde, iflas erteleme talebinde bulunan şirketlerin ödenmemiş sermaye borçlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Ödenmemiş sermaye borcunun bulunması halinde iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı kabul edilemeyeceği dikkate alınarak, mahkemece bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle Maliyet Bakanlığı vekilinin süresinde olmayan temyiz isteminin reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde gösterilen nedenle müdahil AE Yayıncılık Ltd. Şti vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.