Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/10126 E. 2012/1412 K. 02.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10126
KARAR NO : 2012/1412
KARAR TARİHİ : 02.02.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, davalının müvekkilinin bayisi olduğunu, ancak yeteri kadar satış yapamaması ve bu işyerinin faaliyetine izinsiz son vermesi nedeniyle sözleşmenin haksız feshedildiğini belirterek cezai şart ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin askere gitmesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini feshin haksız olmadığını ve sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek davanın reddini istemiş, açmış olduğu karşı dava ile de sözleşmenin kurulması aşamasında verilen teminatın iadesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda davaya konu bayilik sözleşmesi altındaki imzanın davalı – karşı davacıya ait olmadığı, sözleşmenin davalı – karşı davacının zorunlu askerlik hizmeti nedeniyle haklı olarak feshedildiği, bu nedenle verilen teminatın iadesinin gerektiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyaya bir örneği sunulan bayilik sözleşmesi altındaki imzanın davalıya ait olmadığı saptandığına göre davacının bu sözleşme hükümlerine dayanarak davalıdan cezai şart talep edemeyeceğinin kabulü gerekir. Yerel Mahkemenin bu yöne ilişkin değerlendirmesinde isabetsizlik yoksa da taraflar arasında fiilen sözleşme ilişkisi kurulduğu ve davalının, davacının tüplerini bayii sıfatıyla fesih tarihine kadar pazarladığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece uyuşmazlığın, taraflar arasında fiilen bir bayilik ilişkisi kurulduğu gözetilerek davacı tarafından davalıya verilen tüp bedellerinin fesih nedeniyle davalıdan talep edilebileceği ve davalının fesih ihtarnamesinin askerliğinin bitiminden yani terhis olduktan sonra çekilmiş olması karşısında yerel mahkemenin askerlik hizmetini haklı fesih nedeni olarak kabul eden gerekçesinin somut olaya uygun düşmediği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.