Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/5477 E. 2012/19098 K. 18.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5477
KARAR NO : 2012/19098
KARAR TARİHİ : 18.12.2012

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. . ve davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R-
Dava, bayilik sözleşmesinin dava dışı başka bir şirketin tüplerinin muvazaalı olarak satılması suretiyle ihlal edildiği ve akdin bu haklı nedenle feshedildiği iddiasına dayalı kar mahrumiyeti, manevi tazminat ve tüp bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.Davalı vekili, sözleşmenin 17.maddesinde yer alan “bayi,usul ve füru da dahil olmak üzere muvazaa oluşturacak şekilde başka firmaların bayiliğini alamaz” hükmünün mevcut kanunlar karşısında geçerli olmadığını, tüplerin müvekkiline teslim edildiğini davacının kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, aynı yerde davalı şirket yetkilisinin öğrenci olan oğlu adına Mogaz bayiliğinin faaliyette bulunduğu, bu durumun sözleşmenin ihlali niteliğinde olup, tespit dosyası ile bu durumun tespit edildiği gerekçesiyle 5.000 TL kar mahrumiyetinin davalıdan tahsiline, dava konusu 0.454.212.06.76. nolu telefonun davacıya devrine karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.Dava, LPG bayiliğinin haklı nedenle feshedildiği iddiasına dayalı kâr mahrumiyeti istemine ilişkin olup, mahkemece sözleşmenin feshedildiği tarihten 5 yıllık sözleşme süresi sonuna kadar kâr mahrumiyetine hükmedilmiştir.Davacı vekili, 1.7.2009 tarihli ihtarı ile davalı .San. Tic. Ltd. Şirketinin işyerinin hemen yanında .adıyla başka bir şirketin bayiliğini yürüttüğü, . ile bütünleşmiş ve bilinen telefon numaraları ile . bayilerine . Tüp servisi yaptığı ve . Tüp bayiliğinin davalı ile ilişik olduğu iddialarında bulunarak bayilik sözleşmesini feshetmiştir.Mahkemece, davalının muvazaa yoluyla başka bir şirketin bayiliğinin yapıp yapmadığının tespiti için öncelikle davalı şirketin ortaklık yapısının belirlenmesi, ortakların Mogaz bayiliği yapan kişi ile aralarındaki ilişkinin irdelenmesi gerekir. Her ne kadar davalı şirketin yetkili temsilcisinin oğlu tarafından . Bayiliğinin yürütüldüğü konusunda karşı tarafın kabulü var ise de bu durum davalı şirket ortakları ile anılan . Bayiliği arasında yeterli bağlantı bulunduğu anlamına gelmez. Ayrıca davalı şirketin muvazaalı olarak .
. Bayiliğini yürüttüğünün kabulü için davalı şirketin ortakları ile . Bayisi arasında bağlantı bulunması da yeterli değildir. Dosya içeriğinde bulunan Rekabet Kurulu Kararından da ancak alıcıya getirilen 5 yıllık rekabet yasağının grup muafiyetinden yararlanabileceği, bayi dışındaki üçüncü şahıslara getirilen rekabet yasağının grup muafiyetinden yararlanamayacağı öngörülmüştür. Bu durumda davacı şirketin fesih nedeninin haklı olabilmesi için davalı şirketin . Tüp’e ait … çevresini . Bayiliğine yönlendirmesi veya o işi bizzat yapması gerekir. Bu konuda Sulh Hukuk Mahkemesinde yapılan tespite göre, .Tüp deposunda .z markalı tüp bulunmamıştır. Öte yandan taraflar arasındaki sözleşme tarihi 13.3.2009 olup, davalı şirketin yanında faaliyet gösteren . Bayiliğinin sözleşme tarihi de 13.3.2009’dur. Fesih nedenlerini ispat yükü davacıya ait olup, sadece .Tüp Bayiliği ile . Tüp bayiliğinin yan yana iki dükkanda işletilmesi ve bir şirketin yetkili temsilcisinin diğer bayinin babası olması tek başına muvazaa iddiasını kanıtlamaya yeterli değildir. Öte yandan, bilirkişinin tazminat hesaplamasına ilişkin raporuna yönelik olarak davalı vekili tarafından gerekçeleri de belirtilerek yapılan itirazlar hakkında ek rapor veya yeni rapor alınmadığı gibi bu itirazlara neden itibar edilmediği mahkeme gerekçesinde de açıklanmamıştır.Mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde gerekli araştırma ve inceleme yapılarak gerektiğinde konusunda uzman bilirkişi kurulundan da rapor alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.