Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/451 E. 2022/2795 K. 05.04.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/451
KARAR NO : 2022/2795
KARAR TARİHİ : 05.04.2022

MAHKEMESİ : BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ: GEMLİK 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili, olmazsa bedel, o da olmazsa tenkis istemli dava sonunda Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince verilen 26.11.2021 tarihli, 2019/1556 Esas ve 2021/1718 Karar sayılı ilamı yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde, mirasbırakan annesi …’ın 263, 275, 1148, 2048 ve 2049 parsel sayılı taşınmazlarını muvazaalı olarak tek erkek torunu…’ın eşi olan davalıya temlik ettiğini, davalının ve eşinin ölümünden 20 gün evvel mirasbırakanın evine yerleştiklerini, yaşlılığından ve akıl zayıflığından faydalanarak taşınmazı davalı adına tescil ettirdiklerini, mirasbırakanın taşınmazı satmaya ya da kendisine baktırmaya ihtiyacı olmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, mümkün olmazsa bedelin tahsiline, o da mümkün olmazsa tenkisine karar verilmesini istemiş, 08.05.2019 tarihli celsede davacı vekili, mirasbırakanın akli dengesinin yerinde olmadığı yönünde bir iddialarının bulunmadığını bildirmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde, davacının ve kızının murise kötü davrandıklarını, mirasbırakanın tüm ihtiyaçlarını kendisinin karşıladığını, murisin maaş kartını alan davacı kızının onu köy evinde bakımsız bıraktığını, kendilerini muhtarın arayıp durumu bildirmesi üzerine mirasbırakanı evlerine alarak baktıklarını, bakım karşılığında da dava konusu taşınmazların verildiğini, mirasbırakanın fiil ehliyetini haiz olduğunu, temliklerin geçerli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, temlikin muvazaalı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle, murisin ekonomik olarak daha zayıf durumda olan tek erkek torunu ve onun ailesinin korumak amacıyla bağış olarak taşınmazları davalıya temlik ettiğini, olayın tipik bir muris muvazaası olduğunu, murisin ölünceye kadar bakma akdi yapmasını gerektirir bir durumu olmadığını ve bakımını davalının yapmadığını, tanıkların da murise kendisinin ve kızının baktığını beyan ettiklerini, murisin mal varlığının tamamının davalıya temlik edilmesinin ölünceye kadar bakma akdi kapsamında geçerli sayılmasının mümkün olmadığını, murisin akıl zayıflığı ile ilgili hususun araştırılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabul edilmesini istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 26.11.2021 tarihli, 2019/1556 Esas ve 2021/1718 Karar sayılı ilamı ile; murisin davalının yanında vefat ettiği, öncesinde de tedavisinin yaptırılması amacıyla hastaneye yatırıldığının dosya kapsamından anlaşıldığı, dinlenen tanık beyanlarına göre de murisin mal kaçırmasını gerektirir herhangi bir nedenin bulunmadığı, davacı kızı ile de görüştüğü, murisin sağlığında davacı kızına 536 parsel sayılı taşınmazdaki payını temlik ettiği, ayrıca mirasbırakan Rahmiye adına aktif olarak kayıtlı 262, 1965 ve 264 parsel sayılı taşınmazların kaldığı, dava konusu 263, 275, 1148, 2048 parsel sayılı taşınmazlardaki ölünceye kadar bakma akdine konu payların değerinin düşüklüğü, murisin kış aylarının zorluğu nedeniyle davalı ve davalının eşi olan torununun yanında kaldığı, davalının da bakım edimini yerine getirdiği, mirasbırakanın temliki yaparken gerçek irade ve amacının mirasçıdan mal kaçırmak olmadığı, dava konusu taşınmazların gerçekten bakılmak amacı ile ölünceye kadar bakma akdi ile davalıya temlik edildiği, ölünceye kadar bakma akdi ivazlı akitlerden olduğundan tenkise tabi tutulmasının mümkün olmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle, bakım yükümlüsünün iradesinin murise ölünceye kadar bakma yönünde olmadığını tanık beyanları ile sabit olduğunu, dosya kapsamında dinlenilen tanıkların doğrudan bilgileri ve görgüleri olduğunu, bu nedenle davalı tarafın iradesinin murisin mallarını almaya yönelik olduğunun açık olduğunu, murisin amacının bakılma olması halinde bunu kendisinden uzakta yaşayan torununun eşi ile değiş kendisine bakan kişilerle yapacağını, murisin tek erkek torununa mal kaçırma amacıyla devrin yaptığını, ölünceye kadar bakma akdinin murisin ölümünden çok kısa bir süre önce yapıldığını, işlemler muvazaalı olduğu için tenkise de tabi olduğunu, murisin tüm terekesinin hesaplanması ile makul sınırlar içerisinde kalıp kalmadığının tespitinin gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ile tescili, olmazsa bedel ya da tenkis istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. Muris muvazaasında 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yukarıda (V/3.2.) paragrafta açıklanan yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre (IV.3.) paragrafta belirtilen şekilde kararın verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, temyiz karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 05.04.2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.