YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11091
KARAR NO : 2011/13616
KARAR TARİHİ : 02.11.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı ve davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamalası dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, Genel Kredi Sözleşmesinin kefilleri olan davalıların hesabın kat edilmesi suretiyle alacağın tahlisi için yapılan icra takibine itiraz ettiklerini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 oranında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, asıl borçlu hakkında icra takibine geçilmeden kefiller hakkında takip yapılamayacağını, müvekkillerinin sadece 25.000 TL’lik limit artırımı sözleşmesini imzalamalarından dolayı sadece 25.000 TL bedelle sorumlu tutulabileceklerini, borcun da muaccel olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 160.000 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesinin 25.000 TL artırılmasına ilişkin limit artırım sözleşmesinin davalılar tarafından imzalanması nedeniyle kefillerin 185.000 TL’den sorumlu oldukları belirtilerek temerrüt tarihinden itibaren işletilen faiz ve diğer giderler üzerinden itirazın iptaline, fazlaya ilişkin faiz ve masraf isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı banka vekilinin temyizine gelince; hüküm fıkrasının faize ilişkin (C) bendinde infazda tereddüt oluşturacak şekilde “Takibin asıl borca takip tarihinden itibaren cari reeskont faizinin 1,5 katı oranında faiz uygulanmak suretiyle devamına” şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 825,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.