Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/3295 E. 2011/13636 K. 02.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3295
KARAR NO : 2011/13636
KARAR TARİHİ : 02.11.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında akdedilen bankacılık üyelik sözleşmesi gereğince davalıya kredi kartı tahsis edildiğini, davalının yaptığı harcamaların bedelini ödemediğini, davalıya keşide edilen hesap kat ihtarnamesine rağmen borcun ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ödemelerinin bulunduğunu, temerrüt koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının davacıya icra takip tarihi itibariyle toplam 6.919,81 TL borcunun olduğu, taleple bağlı kalındığı, kredi kartı ödemesine ilişkin belgelerde davalı yanca belirtilen adrese ihtarnamenin gönderildiği, temerrüt olgusunun gerçekleştiği, takip tarihinden önceki ödemelerin banka tarafından düşüldüğü gerekçeleriyle davanın kabulüne davalının takibe vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında imzalanan üyelik sözleşmesinin 12. maddesinde; “üye banka tarafından kendisine yapılacak her türlü tebligat için başvuru formunda belirtikleri adreslerini kanuni ikametgahı olarak kabul ettiklerini beyan ederler ve başvurudan sonra meydana gelecek adres değişikliklerini bankaya veya bankanın yetkilendireceği finansal kuruluşa yazılı olarak bildirmediği takdirde başvuru formunda belirtikleri adrese yapılacak her türlü tebligatın kendilerine yapılmış sayılacağı” öngörülmüştür. Hesap kat ihtarnamesinin davalının sözleşmede belirtilen adresine tebliğe çıkarılmadığı, dosya kapsamından davalının adres değişikliğine ilişkin herhangi bir bildirimde bulunmadığı ve halen mevcut ikametgahının sözleşmede belirtilen adresi olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davalının usulüne uygun temerrüde düşürülmediği gözetilmeden yazılı gerekçe ile akdi faiz yerine temerrüt faizinden sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.