YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3544
KARAR NO : 2012/15395
KARAR TARİHİ : 18.10.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil … ve davalı vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın ve davacı asilin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, davalı-alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine girişilen takibin dayanağı olan senetlerin davacı tarafından davalıya verilmiş 29.02.2008 tanzim ve 27.06.2008 vadeli 180.000.00 TL meblağlı senet nedeniyle bedelsiz hale geldikleri iddiasına dayalı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Yargılama sırasında 26.08.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı haksız haciz nedeniyle uğradığı zararın %40 tazminatla karşılanmayan kısmının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline borcunu ödemek için borcun ötelenmesi teklifinde bulunduğunu, müvekkilinin de bunun ancak davacı tarafından verilecek senette kefil hanesinin doldurulması kaydı ile olabileceği şartını ileri sürdüğünü, davacının verdiği senette kefil hanesini boş olduğunu, şartın gerçekleşmediğini, dolayısıyla takibe konu senetlerin bedelsizliğinin ileri sürülemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, ıslah ile müddeabihin arttırılmasının mümkün olduğu ancak çeşitlendirilemeyeceği, haksız haciz nedeniyle uğranılan zararın tazminin ıslah yoluyla istenemeyeceği, taraflar arasında davacının sözkonusu senet için bir kefil bulup senedi imzalattıramadığı hususunda ihtilaf bulunmadığı, bu durumda şart gerçekleşmediğinden davacının davalıya olan borçlarının verilen yeni senet nedeniyle 27.06.2008 tarihine kadar ertelenmesinin sözkonusu olmayacağı davalının bu senedi teslim aldığı 29.02.2008 tarihinden sonra elindeki eski borç senetlerinden dört tanesini takibe koymasında bir usulsüzlük bulunmadığı, davacının takip konusu senetlerin yeni senet verilmesi ile bedelsiz kaldığı iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASI, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 900 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 18.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.