Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/9831 E. 2011/4554 K. 06.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9831
KARAR NO : 2011/4554
KARAR TARİHİ : 06.04.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 15.09.2004 tarihli Bayilik Sözleşmesi akdedildiğini, davalının bu sözleşme ve taahhütname uyarınca yıllık 1.000m3 beyaz ürün satmayı taahhüt ettiğini, taahhüdün gereği gibi yerine getirilmediğini, davalının 15.09.2004-15.09.2007 tarihleri arasında taahhüt ettiği miktarın altında mal alımı gerçekleştirmek suretiyle müvekkili şirketin kar kaybına sebebiyet verdiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 20.000.-USD.nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL.karşılığına dava tarihinden itibaren bankaların bir yıllık dolar mevduatına uyguladığı faiz oranı uygulanarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, Bayilik Sözleşmesi ve Taahhütname gereğince davalı bayinin 15.09.2004-15.09.2007 tarihleri arasında taahhüt ettiği miktar kadar beyaz ürün almadığı, eksik alınan ürünler nedeniyle davacının 167.707.18.-USD.kar kaybına maruz kaldığı gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, 20.000.-USD.nin fiili ödeme günündeki kur üzerinden TL.sı karşılığının dava tarihinden itibaren bankaların bir yıllık USD mevduatına uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı bayiinin taahhüt ettiği kadar beyaz ürün almadığından doğan kar kaybının yanlar arasında akdedilen sözleşmenin 45/d ve 46. maddeleri ile sözleşmenin eki niteliğindeki 15.09.2004 tarihli taahhütname gereğince hesaplanarak davalı taraftan tazminini istemiştir. Davalı vekili, temyiz dilekçesinde 15.09.2004 tarihli taahhütnamede müvekkil şirketin kaşesi ile…yazısının bulunduğunu sadece müvekkili şirket kaşesini haiz taahhütnamenin müvekkili şirketi bağlamayacağını belirtmiştir. Davalı davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmediğinden davayı inkar etmiş sayılır. Bu durumda mahkemece, davacının dayandığı sözleşmenin eki niteliğindeki taahhütnamenin aslı ibraz ettirilerek öncelikle taahhütname altındaki davalı şirket kaşesi yanında yer alan imzanın sözleşmeyi imzalayan davalı şirket yetkilisine ait olup olmadığı konusunda imza incelemesi yaptırılması ve imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğunun saptanması halinde zararın mevcudiyeti ve miktarının tespiti yönünden sözleşme ve taahhütname birlikte değerlendirilerek konusunda uzman bilirkişilerden gerekçeli ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.