YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14327
KARAR NO : 2012/18349
KARAR TARİHİ : 04.12.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, …Genel Gıda…A.Ş’nin borcu nedeniyle davalı bankaya ipotekli olan taşınmazların müvekkili tarafından satın alındığını, borcun ödenmesi halinde taşınmazlar üzerindeki ipoteğin fek edileceğine ilişkin bankanın 08.03.2007 tarihli taahhütnamesine güvenen müvekkilinin …Genel Gıda … A.Ş’nin tüm borçlarını ödediğini, ancak bankanın taşınmazlardan biri üzerindeki ipoteği kaldırmadığını belirterek ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davaya dayanak olarak gösterilen 08.03.2007 tarihli belgenin davacıya yönelik olarak verilmediği gibi müvekkili bankayı temsile yetkili kişiler tarafından da düzenlenmediğini, bankanın çift imza ile temsil edildiğini, ….… A.Ş’nin asaleten ve kefaleten borçlarının sona ermediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dava konusu ipoteğin doğmuş ve doğacak her türlü borç için tesis edildiği daha sonra ipotekle yüklü olarak dava dışı Makro Şubesine, bu şirketten de davacı şirkete geçtiği, ipotek veren…şirketinin asaleten sorumlu olduğu borçların kapatıldığı, ancak kefaleten sorumlu olduğu borçların ise ifa edilmediğinin ve borcun halen devam ettiğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davalı bankanın A.Ş statüsünde olması nedeniyle TTK’nun 321/3 hükmü uyarınca çift imza ile temsil edildiği, dolayısıyla banka müdürünün tek imza ile verdiği 08.03.2007 tarihli taahhütnamenin davalı bankayı bağlamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, ipotekle temin edilen borçların ödenmemiş olması nedeniyle ipoteğin kaldırılması isteminin reddine karar verilmiş ise de bilirkişi raporu ile belirlenen borç miktarı ve borçlular ile mahkeme kararının gerekçesinde yazan borçlular ve borç miktarları arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Mahkemece, bilirkişi raporunda belirlenen borç miktarları ile tespit edilen borçluların neden hükme esas alınmadığı, gerekçede yazılı borç miktarları ile borçluların ne şekilde tespit edildiği Yargıtay’ın denetimine elverişli olacak şekilde açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.