YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9133
KARAR NO : 2012/1630
KARAR TARİHİ : 07.02.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı … Ltd. Şti. ile temlik eden … A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmeleri ile kredi kullandırıldığını, müvekkilinin bazı sözleşmelerde kefil olduğunu, Kredi Sözleşmelerinde imzası olan kişilere teminat olarak bono tanzim edildiğini, müvekkilinin 08.06.2006 tarihinde ihtarname çekerek kefillikten çekildiğini bildirdiğini, davalı bankaca 28.06.2006 tarihinde cevap verildiğini, müvekkilinin kefillikten çekilme beyanından sonra borcu kapatarak hesabı sıfırladığını, müvekkili hakkında kredi sözleşmelerine dayanılarak başlatılan takibe itiraz üzerine, davalı bankanın müvekkili lehine talepten feragat ettiğini, ancak krediye teminat olarak verilen bonoya dayalı takip başlattığını, tahsilde tekerrür olmamak üzere kaydının bulunmadığını ileri sürerek, bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bonoda avalist olduğunu, lehine aval verenlerin şahsi def’ilerini ileri sürme imkanı bulunmadığını, davacının bononun niteliğini tartışamayacağını, bononun teminat bonosu değil, ödeme vasıtası olarak tanzim edildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişiden alınan raporlar, davalı banka kayıtları, Genel Kredi Sözleşmesine göre; dava konusu bononun kullandırılan kredi ile ilgili teminat olarak alındığı, davacının kefaletten çekildiği tarih itibariyle ödenmemiş kredi borcu bulunmadığı gerekçeleriyle, davanın kabulüne, davacının takibe konu 27.01.2006 tanzim, 25.09.2007 vadeli 200.000 TL. bedelli bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 07.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.