YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2733
KARAR NO : 2011/6555
KARAR TARİHİ : 30.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … köyü 342 parsel sayılı 8800 m² yüzölçümlü taşınmazın orman sınırları içinde iken 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Çekişmeli … köyü 342 parsel sayılı 8800 m2 yüzölçümündeki taşınmaz yörede 1967 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği nedeniyle … Özer ve arkadaşları adına tespit edilmiş, Orman Yönetiminin dava açması üzerine … Tapulama Mahkemesinin 1968/136 sayılı kararı ile hükmen … Özer ve arkadaşları adlarına tapuya tescil edilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile (A) ile gösterilen 6700 m2’lik bölümün Hazine adına, (B) ile gösterilen 2100 m2’lik bölümün ise, davalılar adına tesciline dair verilen karar davacı Hazine vekilinin temyiz istemi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 19.06.2006 gün 2006/5466-8921 sayılı kararı ile;
“Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan bilirkişi raporunda çekişmeli parselin (B) ile gösterilen 2100 m2 bölümünün 2/B madde alanında olduğu, (A) ile işaretli 6700 m2 bölümünün orman sınırları dışında bırakılan yer olduğu belirtilmişse de, bilirkişi raporuna eklenen krokili raporda, çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan tahdit haritasındaki konumu açıklanmış ve orman kadastro tutanaklarındaki tarifler ile ölçü değerlerinin zemine ne şekilde uygulandığı yolunda da Yargıtay denetimine açık olacak biçimde bilgi verilmemiştir.
Kesinleşen orman kadastro sınırlarını hiç bir merci ve makamın aplikasyonla bile olsa değiştirme yetkisinin bulunmadığı, aplikasyonun ilk orman sınırlandırmasına uygun olma zorunluluğu gözönüne alındığında, Yargıtay denetimine açık olmayan ve ilk tahdit haritası ile irtibatlandırılmayan krokiye dayanılarak hüküm kurulamaz.
Diğer taraftan dava, yalnızca 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan bölüm hakkında değildir. Çünkü, yörede ilk orman tahdidi 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmıştır ve bu yasaya göre yapılan tahditlerde sadece Devlet Ormanları belirlenmiş olduğundan, 4785 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşan kesinleşmiş tahdit haritaları sınırlarına göre orman sınırı dışında kalan taşınmazların, orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta bu harita ve tutanaklar yeterli olmadığı gibi Hazine, 3402 sayılı Yasanın 12. maddesinin 3. bendinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalmadan, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerden olduğu iddiasıyla tapu iptali ve tescil davası açabilir. Bu nitelikteki taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre çözümlenmesi gerekir.”.
Gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE ve dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile harita mühendisi … …’in 23.01.2009 tarihli krokili raporunda (B) işaretli 1747,93 m², (B1) işaretli 40,95 m² yüzölçümlü ve kırmızıya boyalı bölümlerin orman niteliği ile Hazine adına, (A) işaretli ve sarıya boyalı 6700 m² yüzölçümlü bölümünün tarla niteliği ile Hazine adına, bu bölümlere ilişkin davalıların müdahalesinin önlenmesine, (T) işaretli 178,72 m² ve (T1) işaretli 132,40 m² yüzölçümlü bölümün davalılar adına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman tahdidi 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmıştır. Daha sonra 1979 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 1990 yılında kadastrosu yapılmayan yerlerde orman kadastrosu kadastrosu yapılan yerlerde aplikasyon ve 2/B madde uygulaması yapılmış ve kesinleşmiştir.
Dava, taşınmazın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı iddiası ile birlikte Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiası ile açılan tapu iptali tescili niteliğindedir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 30/05/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.