YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15911
KARAR NO : 2012/12630
KARAR TARİHİ : 13.11.2012
MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, Merkez 151 ada 7 parsel sayılı 74,37 m2 yüzölçümündeki tarla nitelikli taşınmaz, köy tüzel kişiliğine aitken 12.06.1989 tarihli köy ihtiyar heyeti kararı ile .’a sattığı, onun da 04.04.2005 tarihinde …’e sattığından söz edilerek … adına tesbit edilmiştir. Davacı …, dava dışı 151 ada 6 sayılı parselin kendi adına tesbit edildiği, parselin yolu olarak kullanılan 30 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, 20 m2 yüzölçümündeki bölümünün 151 ada 7 sayılı parsel içinde davalı gerçek kişi adına tesbit edildiği, 10 m2 bölümünün ise orman olarak tesbit edildiği, oysa 3091 sayılı Yasa hükümlerine göre davalı gerçek kişinin Kaymakamlıkça men edildiği, davalının meni için açtığı davanın sulh hukuk mahkemesinin 2006/337 esasında derdest olduğunu iddia ederek, 30 m2 yüzölçümündeki taşınmazın adına tescilini istemiştir. Mahkemenin, davacı tarafın, keşif giderini ödemesi için kendisine tebliğ edilen kesin önele uymadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin 24.12.2009 gün ve 2009/1652-1458 sayılı kararı, davacı gerçek kişi ile davalı Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07.10.2010 gün ve 2010/7128-12026 sayılı kararıyla “ Keşif ara kararı ve davacı tarafa keşif giderlerini ödemesi için tebliğ edilen kesin önelin yöntemine uygun olmadığı, bu nedenle davanın reddine karar verilemeyeceği”ne değinilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez, yine keşif giderlerini ödemesi için kendisine tebliğ edilen kesin önele uymadığı gerekçesiyle davanın reddine ve çekişmeli 151 ada 7 sayılı parselin tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından bilirkişi raporlarının çelişmesi nedenine dayalı olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1988 ilâ 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilân edilerek dava tarihinde kesinleşmemiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ile 2896 ve 3302 sayılı yasalarla değişik 2/B uygulaması vardır.Davacı gerçek kişi tarafından, çekişmeli 151 ada 7 sayılı parsele sınır olan ve orman sınrıları içinde kaldığı için tutanak düzenlenmeyen 10 m2 yüzölçümündeki taşınmazın kendi adına tesbit edilen dava dışı 151 ada 6 parsele eklenerek adına tescili istemiyle, davalı sıfatıyla Hazine ve Orman Yönetimini göstererek dava açtığına, Orman Yönetimi ve Hazinenin davası ya da mevcut davaya katılımı bulunmadığı gibi, aleyhlerine bir hüküm kurulmadığına, davacı gerçek kişinin davası ret edildiğine, bu nedenle kararı temyiz de hukukî yararı bulunmadığına göre, Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 13/11/2012 günü oybirliği ile karar verildi.