Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/3495 E. 2011/4684 K. 19.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3495
KARAR NO : 2011/4684
KARAR TARİHİ : 19.04.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 136 ada 113 parsel sayılı 28560 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 2/B madde uygulaması nedeniyle tarla niteliğinde Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, kendisi adına tespit gören 136 ada 64 parselin bir bölümünün bu parsel içinde kaldığını ileri sürerek kadastro tespitine itiraz etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne ve çekişmeli parselin fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 8446.65 m2’lik bölümünün tespitinin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerden çekişmeli yerin yörede 2004 yılında yapılıp 03/02/2007 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları sırasında orman niteliğini yitirmiş olması nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığı ve 2007 yılında 3402 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan genel kadastroda tespit tutanağı düzenlenmeyerek aynı yasanın 22/4 maddesi gereğince kesinleşmiş ve tescil edilmiş orman ve 2/B madde sahalarına ait kayıt ve belgelerin tapu kütüğüne olduğu gibi aktarıldığı ve 2/B madde sahası olarak paftasında gösterildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, 3402 sayılı Yasanın 26/4 maddesi ve H.G.K.’nun 28/11/2007 gün ve 20-909/891 sayılı kararında kabul edilen ilke gözönünde bulundurularak davaya bakma görevinin genel mahkemelere ait olduğu düşünülmemiş, işin esasına girilerek hüküm kurulmuştur. Oysa, görev yönü kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmesi gereken bir durumdur. Değinilen yön gözetilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 19/04/2011 günü oybirliği ile karar verildi.