Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/18395 E. 2010/709 K. 26.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18395
KARAR NO : 2010/709
KARAR TARİHİ : 26.01.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında dava konusu … Köyü 262 ada 47 parsel sayılı taşınmaz tarla niteliğinde davalı adına tespit edilmiştir. Davacı HAZİNE, çekişmeli taşınmazın özel mülkiyete konu teşkil etmeyen, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE, …,… 262 ada 47 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi …’in 24/03/2009 tarihli raporunda (B) ile gösterilen 773,73 m2 yüzölçümündeki bölümü ile (D) ile gösterilen içindeki bina ile birlikte toplam 769,52 m2 yüzölçümündeki bölümünün, davacı Hazine adına ayrı ayrı TESCİLİNE, (C) ile gösterilen 416,73 m2 yüzölçümündeki bölümünün TESPİT GİBİ DAVALI ADINA TESCİLİNE karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ile davalı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 10/06/2005 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada,çekişmeli taşınmazın (B) ve (D) bölümleri üzerinde ekonomik amacına uygun ve tarımsal üretime elverişli hale getirmeye yönelik imar ve ihya işleminin henüz tamamlanmadığının anlaşıldığına,bu hali ile 3402 sayılı Kadastro kanununun 14 ve 17. maddesine göre imar ve ihyaya dayalı zilyetlikle kazanma şartlarının davalı yararına oluşmadığına, (C) bölümünün ise orman sayılmayan yerlerden olduğu ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 26.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.