Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/5839 E. 2011/10316 K. 21.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5839
KARAR NO : 2011/10316
KARAR TARİHİ : 21.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki şerhin silinmesi ve karşılık olarak açılan tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı – davalı … Çimento A.Ş. vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.10.2002 tarih 7393-7967 sayılı bozma kararı özetle: “… Köyü 1759, 1760, 1761, 1762, 1766, 1767, 1768, 1769, 1771, 1772, 1773, 1774, 1775, 1776, 1777, 1779. 1780, 1781, 1783, 1786, 1787, 1788, 1789 ve 1796 parseller üzerindeki 2/B şerhinin silinmesi ve orman tahdidine itiraz davasının kabulüne karar verilmişse de; 1771, 1772, 1773 ve 1774 parseller yönünden tapu kaydında herhangi bir şerhin bulunmadığı, 1944 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalmaları ve aplikasyon sırasında da bir işlem yapılmaması nedeniyle davacının bu parseller hakkında dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından, davanın reddi gerektiği; 2/B şerhi olan parseller yönünden Hazinenin davaya katılımının sağlanması; 1783 parselin (B-C) bölümlerinde eğim % 14 olduğundan, 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesi gereğince orman sayılan yerlerden olduğu, makiye ayrılacak yer olmadığı ve şerhin silinmesine karar verilemeyeceğ; 1796 parsel hakkında 1944 yılında orman sınırları içinde olduğu, aplikasyonda yine orman alanında bırakıldığı, makiye ayrılmış ise de, tevzi yoluyla kişilere dağıtılmayıp, taşlık ve çalılık niteliği ile Hazine adına tapu kaydı oluşturulduğu; bu nedenle, bu taşınmaz hakkındaki orman sınırlamasının iptaline karar verilemeyeceği, davacı temyizi yönünden ise, 1783 parselin (A) bölümü 1944 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırı dışında olup, aplikasyon sırasında da aynı durumun korunduğu, bu durumda, tapu kaydındaki “orman sınırı içinde kalmaktadır” şerhinin bu kesim yönünden dayanağının kalmadığı, şerhin silinmesi gerektiği” açıklanarak üzerinde şerh bulunan 1789, 1768, 1777, 1780, 1788, 1769, 1767, 1761, 1766, 1772, 1760, 1762, 1786, 1787, 1759, 1775, 1779, 1781, 1773, 1796, 1771, 1776 ve 1774 parseller ve 1783 parselin (B-C) bölümleri yönünden Hazine ve Orman Yönetiminin, 1783 parselin (A) bölümü yönünden davacının temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma kararından sonra Hazine tapu iptali ve tescil istemli karşı dava açmış; mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın ve karşı davanın kısmen kabulüne,1783 parselde B(6499 m2) bölümünün tarla, C(350 m2) bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline,A(6551m2) bölümü yönünden 2/B şerhinin silinmesine,1796 parsel yönünden orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline,
1771, 1772, 1773, 1774 parseller yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine, 1789, 1768, 1777, 1780, 1788, 1769, 1767, 1761, 1766, 1760, 1762, 1786, 1787, 1759, 1775, 1779, 1781,1776 parseller yönünden orman sınırlamasının iptaline ve 2/B şerhinin silinmesine karar verilmiş, hüküm davacı şirket ile davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Bu kez dairenin 31.05.2007 gün ve 6675-7218 sayılı kararıyla
“1) 1796 parsel yönünden;
Dosya kapsamına ve çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır, bu nedenle davacı …. nin bu parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile 1796 parsel yönünden hükmün ONANMASINA,
2) 1771, 1772, 1773 ve 1774 parseller yönünden;
Dosya kapsamına ve tapu kaydında şerh bulunmayan çekişmeli taşınmazlar hakkında açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle, hükmün bu bölümüne yönelik temyiz itirazlarının da reddi ile bu parseller yönünden hükmün ONANMASINA,
3) Çekişmeli 1783 parsel ile tapu kaydındaki 2B şerhinin silinmesine karar verilen 1759, 1760, 1761, 1762, 1766, 1767, 1768, 1769, 1775, 1776, 1777, 1779, 1780, 1781, 1786, 1787, 1788 ve 1789 parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; dairenin 14.10.2002 tarihli bozma kararında bu parseller yönünden tapuda … 2B şerhinin Hazine lehine konulduğu açıklanmak suretiyle Hazinenin davaya dahil edilmesi gereğine işaretle hüküm bozulmuş ve sair yönler inceleme konusu yapılmamıştır.
Dairenin 15.06.2006 tarihli geri çevirme kararı üzerine dosyaya gönderilen belgelerin incelenmesi sonucunda mahkemenin bu taşınmazlara ilişkin hükmünde isabet bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki;
Davacı vekili, tapuda davacı adına kayıtlı davaya konu taşınmazların ormanla ilgisi bulunmayan, makiye ayrılmış yerlerden olduğu iddiasıyla taşınmazların tapu kayıtlarına konulan 2B şerhlerinin silinmesini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne ve 2B şerhinin silinmesine karar verilmiştir.
Çekişmeli taşınmazlar 1122 numaralı kadastro parselinden gelmektedir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın makiye ayrılan yerlerden olduğu gerekçesinden hareket edilmişse de uzman orman ve fen bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman sınırlama tutanak ve haritası içinde kaldıkları Mayıs 1946 tarih 24 numarada 183 hektar yüzölçümüyle orman niteliğiyle Hazine adına tescil edildiği,1956 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında daha evvel orman kadastrosu sırasında Ayvalıdere- Gölcük_Cevizbayırı Devlet ormanı olarak sınırlandırılan ve kesinleşen orman sahasına Mayıs 1946 tarih 24 numaralı tapu kaydı revizyon gösterilerek 1122 parsel numarasıyla orman olarak tespit tutanağı düzenlendiği , ancak bu arada önceden orman tahdidinin dışında olan bir kısım yerlerin de orman içine alındığı, bu parsel hakkında gerçek kişilerin Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinde açtıkları dava sonucu 20.08.1957 gün 1957/656-399 sayılı kararıyla makiye ayırma işlemine değer verilmeyerek, dava konusu parselin de içinde bulunduğu 1122 parselin orman niteliği ile Hazine adına tesciline dair verilen kararın kesinleştiği ve 05.12. 1957 yılında 1.633.310 m2 yüzölçümüyle Ayvalıdere Gölcük Bayırı devlet Ormanı olarak hükmen tescil edilen 1122 numaralı orman parselinin bazı bölümlerinin Toprak Tevzi Komisyonu tarafından 1967 yılında toprak tevzi yoluyla dağıtıldığı ve 14.09.1968 tarihinde gerçek kişi adına toprak tevzi tapu kaydının oluştuğu, çekişmeli parsellerin 1122 parsel içinde kalan tevzi parselleri olduğu,1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılmış ise de yasaya aykırı olarak yapılan makiye ayırma işleminin hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağı, 1988 yılında yapılan orman sınırı dışına çıkarma işlemine karşı herhangi bir dava açılmadığı, kesinleşen orman sınırları içinde iken oluşan eski tapu kayıtları yasal değerini yitireceğinden, böyle bir yer makiye ayrılmış olsa bile o yere ait eski tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği böyle yerler için oluşturulan özel tapulu taşınmazlar hakkında 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulama yerinin olmadığı 1783 parsel hakkında mahkemenin 2000/780 esas numarasında kayıtlı başka dava bulunduğu halde bu davanın sonucunun ve eldeki davaya etkisi olup olmadığının araştırılmadığı yine 1783 parselin (C) bölümünün aplikasyon sırasında orman içinde kalmaya devam ettiği gerek bu parsel yönünden gerek şerhin silinmesine karar verilen diğer çekişmeli taşınmazlar hakkında bozma öncesi ve sonrasında yapılan keşiflerde taşınmazların evveliyatını oluşturan 1122 parselin kadastro paftasıyla orman kadastro haritalarının ölçekleri denkleştirilerek aplike edilmesi yoluyla sağlıklı bir incelemenin yapılmadığı 1122 parsele göre konumlarının ancak dairenin 15.06.2006 tarihli geri çevirme kararı üzerine dosyaya gönderilen 30.04.2007 tarihli … imzalı krokiden anlaşılabildiği görülmektedir.
O halde mahkemece; 1783 parselle ilgili 2000/780 sayılı dava dosyası bulunduğu yerden getirtilerek sonucu ve temyize konu davaya etkisi araştırılmalı, uzman bilirkişiler aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 1122 parselin kadastro paftası ile 1945 yılında ve 1988 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarına ait haritaların ölçekleri denkleştirilmek suretiyle ne kadarlık bölümünün orman içinde kaldığı araştırılmalı daha sonra bu parsel hakkında karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle 1759, 1760, 1761, 1762, 1766, 1767, 1768, 1769, 1775, 1776, 1777, 1779, 1780, 1781, 1786, 1787, 1788 ve 1789 parsellerde davacı …nin 2/B madde şerhinin silinmesi istemiyle açtığı davanın reddine karar verilmesi gerekirken farklı görüş ve düşüncelerle kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığından bu parsellere yönelik hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra 1783 parsel hakkındaki davanın tefrikine, bu parsel yönünden mahkemenin 2008/160 Esas numaralı dosyası üzerinden yargılamanın devamına karar verilmiş ve yargılama sonunda 1783 parselde 01.12.2009 tarihli fen bilirkişi raporunda B (6896 m2) işaretli bölümün 2/B uygulamasına bağlı tarla niteliğiyle Hazine adına; C (340 m2) işaretli bölümün orman niteliğiyle hazine adına tapuya tesciline, A (6164 m2) bölümünde yer alan “Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır” şerhinin silinmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından (B ve C) bölümlerine ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, şerhin silinmesi ve karşılık olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1945 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1951 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre makiye ayırma çalışması, 04.07.1988 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve çekişmeli 1783 parselin (B) bölümünün 2/B sahasında; (C) bölümünün orman kadastro sınırları içinde bulunduğu, yörede yapılan makiye ayırma işleminin yasal değerinin bulunmadığı, dolayısıyla tapu kaydında (B) ve (C) bölümlerinde yer alan şerhlerin silinmesine karar verilemeyeceği, (A) bölümünün ise baştan beri orman kadastro sınırları dışında kaldığı, aplikasyonda da bu durumun değişmediği belirlenerek bu bölümde yazılı şerhin silinmesine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 21/09/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.