YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6525
KARAR NO : 2012/13797
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Barabanlı Köyü, Köyönü Mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile (F) ile gösterilen 311,70 m² kısmın davacı adına tapuya tesciline ilişkin verilen hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmekle, Dairenin 02.11.2009 gün ve 2009/16186 – 16069 sayılı kararı ile “…20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Kanununun 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ve ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun en eski tarihli hava fotoğrafı ile memleket haritaları ve dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritalarında incelenerek taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun kesin olarak belirlenmesi, ayrıca kadastro paftasında 169 numaralı parselin yakınında bulunan taşınmazların orman olarak bırakıldığının dikkate alınması…” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra çekişmeli taşınmazın orman olarak tescil harici bırakıldığı, orman kadastrosunun kesinleşme tarihine kadar zilyetliğin işlemeyeceği, orman tahdidinin kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından Medenî Kanunun 713/6 maddesi gereğince yapılan karşı tescil talebine ilişkin temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 24.08.2006 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu 1975 yılında yapılmış ve ilân edilerek kesinleşmiştir.
Dava, Medenî Kanunun 713. maddesi gereğince açılan tescil davası niteliğinde olduğu, aynı maddenin 6. bendi gereğince davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebileceklerinden ve davalı Hazine vekilinin 25/01/2008 tarihli dilekçe ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep ettiğinden, mahkemece davalı Hazinenin Medenî Kanunun 713/6. maddesi gereğince istemde bulunduğu karşı tescil talebi hususunda
olumlu veya olumsuz bir karar vermesi gerekirken bu hususta hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu yönüyle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; uzman orman bilirkişi kurulu tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan ve zilyetlikle iktisap edilebilecek yerlerden olduğu anlaşıldığına göre mahkemece yanlış değerlendirme sonucu davanın reddi yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı ise de, bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 03/12/2012 günü oy birliği ile karar verildi.