YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10904
KARAR NO : 2013/12252
KARAR TARİHİ : 26.12.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılanlar … ve müşterekleri ile davalı … … … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 40, 41, 42 ve 43 parsel sayılı sırasıyla 7680,00 m², 1710,00 m², 1580,00 m² ve 2420,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlar 1936 tarihli 118 nolu vergi kaydı uygulanarak tarla niteliği ile 40 parsel davalı … … … adına; 41 parsel … adına; 42 parsel … … ve … adına; 43 parsel … ve müşterekleri adlarına tesbit edilmişlerdir.
Davacı Hazine; çekişmeli taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olduğu iddiasıyla, 31.12.1985 günlü 5 sayılı Komisyon kararının kaldırılarak taşınmazların Hazine adına tescillerini istemiyle dava açmıştır. … ve müşterekleri; 40 nolu parselin anneleri …’dan kaldığı ve kendilerinin de payı olduğu iddiasıyla adlarına tescili, … ve müşterekleri ise; tüm taşınmazların kök murisleri …’den kaldığını, taksim olmadığı halde haksız olarak dörde bölündüğünü ileri sürerek, tesbitlerin iptali ile … mirasçıları adına eşit hisselerle tescili talebiyle davaya katılmışlardır.
Mahkemece; Hazine ve katılanlar … ve arkadaşlarının davalarının reddine, katılan … ve müştereklerinin davasının kabulüne ve çekişmeli 40 nolu parselin tesbit ve komisyon kararının iptali ile … … mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline, diğer parsellerin tesbit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine, katılanlar … ve arkadaşları ve davalı … … … tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 07.04.1994 günlü 1991/13522 – 1994/3151 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan kararında özetle; “Mahkemece öncelikle dava konusu taşınmazların iskanen dağıtılan yerlerden olup olmadığının araştırılması, varsa iskan haritası ve komşu parsel tutanak ve kayıtlarının getirtilerek çekişmeli yerlere uygulanması, taşınmazların iskanen dağıtılmadığı halen Hazine üzerinde kaldığı belirlendiği taktirde ve taşınmazlar yitik ve kaçak kişilerden devlete kalmış ise bu tür taşınmazlar üzerindeki zilyetliğe değer verilemeyeceğinin düşünülmesi, kaçak ve yetik kişilerden kalmadıkları anlaşıldığı takdirde vergi kaydı uygulanarak miktar fazlası üzerinde zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığının ve taraflar arasında paylaşma yapılıp yapılmadığının araştırılması” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı Hazinenin davasının kabulüne ve dava konusu 615, 40, 41, 42 ve 43 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki 31.12.1985 gün ve 5 sayılı tapulama komisyonunun kararının iptali ile tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya tescillerine, katılan davacıların davalarının reddine karar verilmiş, hüküm katılanlar … ve müşterekleri ile davalı … … … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1950 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece, yapılan tüm araştırmalara rağmen dava konusu taşınmazlara ait iskan kayıt ve haritasına ulaşılamadığı, Rumlardan metruk yerlerden oldukları gerekçesiyle davacı Hazinenin davasının kabulüne, katılan davacıların davalarının reddine karar verilmişse de, verilen karar dosyadaki bilgi ve belgelere uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; uzman orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazların orman tahdidinin dışında kalan ve uzun süredir kullanılan tarım arazisi olduklarının açıklandığı, keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre köyün öncesi Rumlara aitken, 1924’li yıllarda mübadele sonucu Hazine tarafından iskanen dağıtıldığı, çekişmeli taşınmazlarında … ve kızı …’ya iskanen verildiği, buralara ait iskan kayıtlarının neden bulunamadığının bilinemediği, taşınmazlara uygulanan 1936 tarihli 118 nolu vergi kaydı maliki “… oğlu …’in” …’nin damadı olduğu, …’yle beraber kaldıkları için vergi kaydının … adına çıktığı, 50-60 yıldır taşınmazların adı geçenler ve mirasçıları tarafından kullanıldığı, 1936 tarihli 118 nolu “yol ve kişi” sınırlı vergi kaydının tamamen çekişmeli taşınmazları kapsadığı, komşu parsellere uygulanan iskan tapuları ve vergi kayıtlarının dava konusu yerleri “…” ve “…” olarak okudukları, …’nin 1960’da öldüğü, mirasçılar arasında harici rızai taksim yapıldığının duyulduğu, bazı taşınmazların dörde bölünmüş şekilde kullanıldığı, ancak, kime neresinin düştüğünün bilinmediği, yine 40 nolu parselin annesi … tarafından davalı …’ya satıldığı ya da hibe edildiğinin kanıtlanamadığı anlaşılmakla, mahkemece, davacı Hazinenin davasının reddine, katılanların davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule göre de; dava konusu olmayan 615 parsel numaralı taşınmaz hakkında sicil oluşturulması doğru değildir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle; katılanlar … ve müşterekleri ile davalı … … …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 26.12.2013 günü oy birliği ile karar verildi.