Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/12767 E. 2012/17732 K. 26.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12767
KARAR NO : 2012/17732
KARAR TARİHİ : 26.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekili ile süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili; davalı bankanın müvekkili hakkında Saruhanlı İcra Müdürlüğünün 2008/1740 esas sayılı takip dosyası ile icra takibi yaptığını, ancak müvekkilinin davalı bankaya ve senet lehtarına böyle bir senet vermediğini, senette bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine ve davalının % 40’tan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının borca itirazının haksız ve yersiz olduğunu, müvekkili bankanın takibe konu senedi …’dan teslim aldığını, müvekkili bankanın senetteki imzanın davacı …’a ait olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini belirterek davanın ve %40 kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davacı taraf daha önce çekilen protestoya hiçbir itirazda bulunmayarak takibin açılmasına ve ayrıca itirazda bulunarak takibin uzamasına sebebiyet verdiğinden müvekkili banka lehine %40 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; imzaya itiraz edilmesi suretiyle açılan menfi tespit davalarında imzanın borçlunun olduğuna dair ispat yükünün takip alacaklısına ait olduğu, davaya konu olayda davalının bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olduğunu HUMK’nın 309/1 maddesi hükmü çerçevesinde ibraz edeceği delillerle kanıtlaması gerektiği, adli tıp kurumu bilirkişi heyetinin inceleme konusu senette … adına atılı imzanın …’ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğine ilişkin mütalaası karşısında, davalının senetteki keşideci imzasının davacıya ait olduğunu kanıtlayamadığı kanaatiyle davanın kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüş ise de, söz konusu dilekçe temyiz defterine kaydedilmemiş olduğu gibi, harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmektedir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmektedir
SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.