YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4196
KARAR NO : 2012/17378
KARAR TARİHİ : 21.11.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı birleşen itirazın iptali-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı-karşı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı-karşı davalı vek.Av…. ile davalı-karşı davacı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, asıl davada müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşmeler çerçevesinde müvekkili tarafından ithal edilen gübrenin davalıya teslim edildiğini, davalının söz konusu gübrenin uygunluğunu kabul edip teslim aldığını ileri sürerek müvekkilinin satılan gübre karşılığında düzenlenen bakiye 416.532 TL. alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada müvekkilinin sözleşme ile üstlendiği edimleri uygun şekilde yerine getirip davalıya istenilen vasıftaki gübrenin teslim edildiği ve davalı tarafça da gübrenin uygunluğunun kabul edildiğini, gübrelerin davalıya tesliminden önce TSE tarafından analizinin yapılarak Yönetmeliğe uygun olduğunun tespit edildiğini, gümrükçe yapılan gübre analizlerinde de herhangi bir olumsuz sonucun doğmadığını, gübrelerin davacının gübre depolarında 50 kg çuvallar halinde ambalajlanarak satışa sunulduğunu, davalıya satılan tüm gübrelerin merkezi İran’da olan bir firmadan ithal edildiğini sözleşme tarihi itibarıyle bu firma dışında müvekkilinin başka bir firmadan aynı cins herhangi bir gübre ithalatı yapmadığını, davalının iade ettiği gübreleri itiraz etmeden ve hiçbir araştırma yapmadan aldığını, iade aldığı gübrelerde hiçbir problem olmadığını davalıya bildirdiğini, davalıya satılan 2400 ton gübre miktarından davalı tarafça 240 tonluk kısmın iade edildiğini, müvekkilinin sözleşmeye ve TSE’ye uygunluğu tescil edilerek müvekkilinin kendine ait çuvallarda paketleyip sattığı gübre çuvallarının davalı tarafça yeniden paketlenip daha küçük çuvallara bölündükten sonra yani paketleme aşamasında içerisine hangi cins gübre koyduğunun, bunların standartlara uygun olup olmadığının davalı şirketin sorumluluğunda olduğunu, davalının haksız olarak malları iade etmesi nedeniyle müvekkilinin zararının doğduğunu ileri sürerek birleşen davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili, asıl davada ve birleşen davada davacı ile imzalanan 11.07.2008 tarihli ve 06.08.2008 tarihli sözleşmelerle 20.20.0 niteliğinde kompoze gübre satımı konusunda anlaşmaya varıldığını, protokollerde kabul edildiği üzere gübrenin 500 kg. çuvallarla dökme olarak teslim edildiğini, müvekkili firmanın 2008 ve 2009 yıllarında başka firmalardan aldığı 20.20.0 niteliğinde kimyevi gübre bulunmadığını, satım sözleşmesinin aradından davacı tarafça gönderilen gübrenin TSE tarafından 04.08.2008 tarihinde yapılan analizi sonucunda satım akdine konu gübrenin Kimyevi Gübre Denetim Yönetmeliğine uygun bulunduğunu, davacı tarafça 500 kg.lık çuvallar halinde teslim edilen gübrenin gerek 3. kişi alıcılar gerekse yurt genelinde tarım il müdürlüklerinde gübre denetim yönetmeliğine uygunluk açısından yapılan denetim sonucunda davacı tarafından satılan gübrelerin yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle ülke genelinde toplatılmasına karar verildiğini, Çorum ve Eskişehir’ ilinde yapılan incelemelerde gübrenin Yönetmeliğe aykırı olduğunun tespit edildiğini, müvekkili tarafından satışı gerçekleştirilen Mersin, Ankara/Gölbaşı, Ankara/Ayaş, Eskişehir, Adapazarı, Çorum/İskilip ve Çorum/Alaca’da bulunan çeşitli firmalardan iade faturası keşide edilerek ayıplı malların davalıya iade edildiğini, müvekkilinin bu bedellerin tamamını 3. kişilere ödemek zorunda kaldığını, davacının da kabulünde olduğu üzere iade faturaları düzenlenerek davacıya teslim edildiğini, davacı yanın bu faturaları kabul ettiğini, davacının müvekkilinin zararlarını tazmin edeceğini belirtmişse de TSE’ne başvurarak elindeki numuneleri inceletip bu rapora dayanarak kendi sağladığı gübrenin yönetmeliğe uygun olduğunu ileri sürerek müvekkilinin zararını ödemediğini, davacıya 16.01.2009 tarihli ihtarname tebliğ edilerek ayıplı gibrelerin bedellerinin talep edildiğini, davacının 23.01.2009 tarihli ihtarname ile gübrenin teslim edildiğini ve alacaklı olduğunu bildirip dava konusu icra takibini başlattığını, tarımda kullanılan Kimyevi Gübrelere Dair Yönetmelik kapsamında ve Tarımda kullanılan Organik, Organomial, Özel, Mikrobiyal ve Enzim içerikli Organik Gübreler ile Toprak Düzenleyicilerin Üretimi, İthalatı, ihracatı, Piyasaya Arzı ve Denetimine Dair Yönetmelik kapsamında AB veya 3. ülkelerden ithal edilen gübrelelerin uygunluk değerlendirilmesine tabi tutulması gerektiğini, davacı tarafça ithal edilen gübrelerin Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı tarafından incelenmesi sonucunda yetersiz donanım sebebiyle ithale konu gübrenin içinde bulunması zorunluluğu en az %20 oranında olan Azot miktarının tespit edilemediğinin davacı yana bildirildiğini, davacının taraflar arasındaki protokollere aykırı davrandığını ve ayıplı gübrelerin davacıya teslim edildiğinin ortada olduğunu ileri sürerek asıl davanın reddini, birleşen davada ise şimdilik 10.000 TL. alacağın davacıdan alınarak davalıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında imzalanan protokollerde belirtilen hususlara uygun olarak ithal edilen gübrenin gümrük raporunun TSE tarafından yapılan analiz sonucu Kimyevi Gübre Denetim Yönetmeliğine göre düzenlenen uygunluk raporunun alınmış olduğu, uygunluk raporu alınan gübrelerin sözleşme hükümlerine uygun olarak 500 kg’lık big bag çuvallarda davalıya teslim edildiği, davalı tarafça 50’şer kg.’lık çuvallarla piyasaya sürüldüğü, daha sonra pazarlama firmasınca piyasaya sunulan gübrelerden Tarım ve Köy İşleri Bakanlığınca yapılan denetimlerde alınan numunelerin yapılan laboratuar analizi sonucu tespit edilen uygunsuzluklarının dava konusu ithal edilen gübre ile ilgisinin olamayacağı, davacı tarafa ithal edilip davalıya satılan gübrenin standartlara uygun olduğu, asıl davada bakiye alacağın 416.532,00 TL. Asıl alacak, protokollerdeki fatura tarihinden (06.08.2008 tarihli protokolde 25 gün sonra ödeneceği belirtilmekle) 25 gün sonra ödeneceği belirtilmekle en son fatura tarihi olan 28.10.2008 tarihine 25 gün eklenerek 23.10.2008 temerrüt tarihi ile takip tarihi arası işlemiş faiz alacağının 19.719,65 TL. olduğu, bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne, alacak faturaya dayalı likit olduğundan hükmolunan meblağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, asıl davada davalıya satılan gübrelerin standartlara uygun olduğu, ayıp durumunun kanıtlanamadığı anlaşıldığından birleşen davada davacının alacak talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı-karşı davalı yararına takdir edilen 900.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.