Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/5841 E. 2012/7609 K. 21.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5841
KARAR NO : 2012/7609
KARAR TARİHİ : 21.05.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29/09/2010 gün ve 2010/11136 – 11483 sayılı bozma kararında özetle “1979 yılında yapılan kadastro sırasında … köyü 69, 70, 147, 289 ve 316 parsel sayılı sırasıyla 7.500 m2, 4.000 m2, 1.100 m2, 12.800 m2 ve 4.600m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, senetsizden tarla niteliği ile … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazların bir bölümünün kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı iddiası ile dava açmıştır. Hazine, aynı yöndeki istemle davaya katılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptal edilerek 69, 70, 147 ve 289 parsel sayılı taşınmazların (A) ile işaretlenen bölümlerinin kayıt maliki üzerinde bırakılmasına, 69, 70 ve 289 parsellerin (B) ile işaretlenen kesimlerinin orman niteliği ile 316 parselin tamamının, 69 ve 289 parsellerin (C), 147 parselin (B) ile işaretlenen bölümlerinin 2/B niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve katılan davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 26/03/1982 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2 madde uygulaması ile 3302 Sayılı Yasaya göre 21/04/2003 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihi itibariyle kesinleşen 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1- Hazine ve Orman Yönetiminin 316 parsellere yönelik temyiz itirazları yönünden; İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit ve orman rejimi dışına çıkarma haritalarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada 316 parselin tamamının 1939 yılında yapılıp kesinleşen 3116 tahdit haritası içinde iken 21.04.2003 tarihinde ilan edilip kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sırasında Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı anlaşıldığına, daha önce Hazine ile tapu maliki arasında görülen Seyitgazi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/90-112 sayılı dosyasında da aynı yönde karar verildiğine ve kararın temyiz edilmeksizin 16.6.2005 tarihinde kesinleştiğine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 316 parsele yönelik hükmün ONANMASINA,
2- Hazine ve Orman Yönetiminin 69, 70 ve 147 parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince mahkemece bu parseller hakkında yapılan inceleme , araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; Dairenin geri çevirme kararı üzerine getirtilen Seyitgazi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/68-101 sayılı dosyası incelendiğinde; Hazinenin çekişmeli 69 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen tahdit içinde iken 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı iddiası ile dava açtığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) ile işaretlenen 2.100 m2 yüzölçümlü bölümünün Hazine adına, (A) ile işaretlenen 5.400 m2 yüzölçümlü kesiminin kayıt maliki üzerinde bırakılmasına karar verildiği, Hazinenin temyizi üzerine Dairece 06.02.2006 tarihinde düzeltilerek onandığı tespit edilmiştir. Seyitgazi Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/160-232 sayılı dosyası incelendiğinde; Hazinenin çekişmeli 147 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen tahdit içinde iken 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı iddiası ile dava açtığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) ile işaretlenen 450 m2 yüzölçümlü bölümünün Hazine adına, (A) ile işaretlenen 650 m2 yüzölçümlü kesiminin kayıt maliki üzerinde bırakılmasına karar verildiği, Hazinenin temyizi üzerine Dairece 06.02.2006 tarihinde düzeltilerek onandığı tespit edilmiştir. Seyitgazi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/68-101 ve Seyitgazi Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/160-232 sayılı dosyalarında hükme dayanak yapılan bilirkişi raporları ekindeki hat uygulaması ile temyize konu dosyada karara dayanak alınan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen krokideki hat uygulaması birbiri ile çelişiktir. Dairenin geri çevirme kararıyla istenilen 69, 70 ve 147 parsel sayılı taşınmazları ve komşularının bulunduğu yere ilişkin tahdit ve orman rejimi dışına çıkarma haritalarının orijinalinden renkli suretleri dosya arasına getirtilmediğinden hat uygulamaları denetlenememektedir.. Mahkemece bu çelişkiler ve eksiklik üzerinde durulup yöntemince giderilmemiştir. Bu haliyle uzman orman bilirkişi kurulunun orman tahdit haritası ve tutanaklarını nasıl uyguladığı ve taşınmazların kesinleşen orman tahdidinde ne gibi işleme tabi tutuldukları net olarak anlaşılamamaktadır. Seyitgazi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/68-101 ve Seyitgazi Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/160-232 sayılı dosyalarında Orman Yönetimi taraf olmadığından ve her iki dosyadaki dava sebepleri farklı olduğundan asliye ve sulh hukuk mahkemesinin kararları, temyize konu dosya yönünden H.Y.U.Y’nın 237. maddesi uyarınca kesin hüküm oluşturmaz. Diğer taraftan kabule göre de; Orman Yönetiminin, kesinleşen tahdit alanında kalan taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve davalının el atmasının önlenmesi istemiyle dava açtığı, Hazinenin de aynı yöndeki istemle davaya katıldığı ve 69 ve 70 parsel sayılı taşınmazların (B) ile işaretlenen kesimlerinin kesinleşen tahdit haritası içinde kaldığı belirlenerek bu bölümlerin tapu kaydının iptaline karar verildiği halde mahkemece el atmanın önlenmesi istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.
Orman tahdidinin kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği orman tahdit tutanak ve haritalarının uygulanması ile belirlenir.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle çekişmeli 69, 70 ve 147 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu yörede 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 26/03/1982 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2 madde uygulaması ile 3302 Sayılı Yasaya göre 21/04/2003 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihi itibariyle kesinleşen 2/B madde uygulamasına ilişkin işe başlama, işi bitirme, sonuçları ilan tutanakları, çalışma tutanakları ile çekişmeli
taşınmazın bulunduğu yeri orman sınır noktalarıyla birlikte gösterir orman tahdit haritası ve orman rejimi dışına çıkarma haritalarının orijinalinden çekilmiş renkli fotokopi örnekleri Orman Yönetiminden getirtilmeli, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek iki mühendis ve bir harita mühendisinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazların orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle çizilmek ve taşınmazın tahdit içinde, dışında ve 2/B alanında kalan bölümlerinin yüzölçümleri X ve Y değerli koordinatlı krokide gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
3- Hazine ve Orman Yönetiminin 289 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; Şöyle ki; Dairede aynı gün temyiz incelemesi yapılan Seyitgazi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/10 esas sayılı dosyası incelendiğinde Hazinenin; 289 parsel sayılı taşınmazın 2/B madde sahasında kaldığı iddiası ile dava açtığı, orman yönetiminin taşınmazın orman bilirkişi raporuna göre orman olduğu belirlenen bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili istemiyle davaya katıldığı, dosyanın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Aynı taşınmaz hakkında açılan dava dosyalarının birleştirilerek görülmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Aksi takdirde infaz olanağı olmayan bir biri ile çelişik kararlar verilebilecektir. Bu sebeple 289 parsele ilişkin davanın, öncelikle H.Y.U.Y.’nın 46. maddesi uyarınca temyize konu dosyadan ayrılması daha sonra 289 parsele ait dava dosyasının H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi uyarınca Seyitgazi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/10 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerekirken aksi düşünce ile davanın esası hakkında karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulü ile,
1- Eskişehir İli, Seyitgazi İlçesi, … Köyü, Köy altı mevkii, 69 nolu parsele ilişkin tapu kaydının iptali ile, -4-2012/5841 – 2012/7609
05/10/2011 tanzim , 07/10/2011 havale tarihli bilirkişilerin raporunda :
( A1 ) ile belirtilen sarı renkli 5710.07 m2 lik alanın taşınmazın kayıt maliki olan DAVALI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA;
( B1) ile gösterilen kırmızı renkli 1789.93 m2 lik alanın müdahil davacı MALİYE HAZİNE ADINA 2/B VASFIYLA TAPU SİCİLİNE KAYIT VE TESCİLİNE;
2- Eskişehir İli, …. İlçesi, … Köyü, Köy altı mevkii, 70 nolu parsele ilişkin tapu kaydının iptali ile
05/10/2011 tanzim , 07/10/2011 havale tarihli bilirkişilerin raporunda :
( A2 ) ile belirtilen sarı renkli 1784.59 m2 lik alanın taşınmazın kayıt maliki olan DAVALI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA;
( C2) ile gösterilen yeşil renkli 2215.41 m2 lik alanın müdahil davacı MALİYE HAZİNESİ ADINA ORMAN VASFIYLA TAPU SİCİLİNE KAYIT VE TESCİLİNE;
3- Eskişehir İli, Seyitgazi İlçesi, … Köyü, … mevkii, 147 nolu parsele ilişkin tapu kaydının iptali ile;
05/10/2011 tanzim , 07/10/2011 havale tarihli bilirkişilerin raporunda :
( A3 ) ile belirtilen sarı renkli 697.47 m2 lik alanın taşınmazın kayıt maliki olan DAVALI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA;
( B3 ) ile belirtilen kırmızı renkli 402.53 m2 lik alanın taşınmazın müdahil davacı MALİYE HAZİNE ADINA 2/B VASFIYLA TAPU SİCİLİNE KAYIT VE TESCİLİNE;
Tescil işlemlerinin yapılabilmesi için karar ile birlikte , 05/10/2011 tanzim , 07/10/2011 havale tarihli bilirkişilerin raporunun tapu sicil müdürlüğüne gönderilmesine,
05/10/2011 tanzim, 07/10/2011 havale tarihli bilirkişilerin raporunun kararın eki sayılmasına;
4- Taşınmazlar üzerindeki ihtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına;
5- Alınması gerekli 54.00-TL harctan peşin alınan 13.50 TL harctan mahsubu ile eksik kalan 40.5 TL harcın , davalıdan tahsili ile Hazine Gelir kaydına;
6- Davanın açılmasına bizzat davacı sebebiyet vermediğinden takdiren yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına;
7- Davacı … İdaresi kendisini avukat olan vekil ile temsil ettirdiğinden yürülükte bulunan AAUT uyarınca takdire edilen 550-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine;
karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 sayılı Yasaya göre 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 sayılı Yasaya göre 1982 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen 2. madde uygulaması ile 3302 sayılı Yasaya göre 21/04/2003 tarihinde ilânı yapılıp kesinlşen 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dava kapsamına, toplanan kanıtlara, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi raporuna göre, çekişmeli 70 sayılı parselin (C-2) ile gösterilen bölümünün orman sınırları işaretlenip (A-2) ile gösterilen bölümlerinin orman sınırları dışında, 69 ve 147 sayılı parsellerin de kısmen 2/B sahasında kısmen de orman sınırları dışında bulunduğu anlaşıldığına ve
mahkemece Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüne, 70 sayılı parselin (C-2) ile gösterilen bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak; Orman Yönetimi tarafından orman iddiası ile açılan davaya Hazinenin katıldığı ve mahkemece 69 sayılı parselin (B-1) ile gösterilen 1789,93 m2 ve 147 sayılı parselin (B-3) ile gösterilen 402,53 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin 2/B madde gereğince Hazine adına tapuya tescillerine, geriye kalan bölümlerinin tapu maliki üzerinde bırakılmasına karar verilmişse de dosyaya getirtilen ve Hazine tarafından … köyü, 69 parsel için Seyitgazi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/68 – 101 sayılı ve yine, … köyü 147 parsel için açılan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/160 – 232 sayılı kararları ile 69 sayılı parselin (B) ile gösterilen 2100 m2 bölümünün 2/B maddesi gereğince Hazine adına, (A) harfli 5400 m2 bölümünün tapu malikleri üzerinde bırakılmasına, 147 parselin (B) ile gösterilen 450 m2 bölümünün 2/B gereğince Hazine adına tesciline, (A) ile gösterilen 650 m2 bölümünün tapu maliki üzerinde bırakılmasına karar verildiği ve bu kararların Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; 69 ve 147 parseller yönünden Hazine ile tapu malikleri arasında kesin hüküm bulunduğu açıktır. Kesin hüküm, olumsuz dava koşullarından olup; kesin hükmün varlığı halinde, işin esasına girmeye ve başkaca delil aramaya gerek yoktur. Kesin hüküm, kamu düzeni ile ilgili olduğundan, mahkemece re’sen gözönünde bulundurulması gerekir. Aksi takdirde, aynı yer hakkında çelişik bir karar verilmiş olması halinde, mahkeme kararlarına duyulan güven ilkesinin zedeleneceği kuşkusuzdur.
Bu nedenle; Hazinenin 69 ve 147 parsellere yönelik katılma yolu ile açtığı davanın parsellere ilişkin önceden verilerek kesinleşen hükümlerin infazının her zaman yapılabileceği de gözetilerek kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, kesin hükmü ortadan kaldıracak şekilde yeniden uygulama ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değilse de, bu maddî yanılgının giderilmesi hüküm bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur. Bu nedenle; hükmün, … köyü 69 parsele ilişkin iptal ve tescili içeren 1 numaralı bendinin ve yine, 147 parsele ilişkin 3 numaralı bendinin tamamının ve ayrıca harç ve vekalet ücreti takdirini içeren 5 ve 7 numaralı fıkralarının tamamen iptal edilerek hüküm yerinden çıkartılmasına ve bunun yerine 1 numaralı bent olarak ”1) Davacı … Yönetiminin … köyü 69 ve 147 parsellerle ilgili açtığı davanın esastan, katılan Hazinenin 69 ve 147 parsellere yönelik davasının kesin hüküm nedeniyle reddine,” 3 numaralı fıkra olarak ”3- Davacı Yönetim yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 3402 sayılı Yasaya 6099 sayılı Yasa ile eklenen 36/A ve geçici 11. maddelerine göre, harç alınmasına yer olmadığına,” cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’ nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 21/05/2012 günü oybirliği ile karar verilmiştir.