YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6834
KARAR NO : 2011/10646
KARAR TARİHİ : 27.09.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, … köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında müvekkiline ait şirket adına tespit gören 147 ada 1 parsel sayılı taşınmazın yol ötesi komşusu ve 1104,00 m² yüzölçümünde olan taşınmazı, müvekkilinin satın aldığını ve zilyetliğinde bulundurduğunu belirterek, dava konusu 1104,00 m²’lik taşınmazın eklemeli zilyetlik ile müvekkili lehine edinme koşulları oluştuğu halde bitişikteki orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilen 245 ada 1 sayılı parsel içinde bırakıldığı iddiasıyla Orman Yönetimi ve Hazineye husumet yönelterek dava açmıştır. Mahkemece, dava konusu 245 ada 1 sayılı orman parseli hakkında kadastro tesbit tutanağı düzenlenmediği, daha önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun 3402 sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince tapu kütüğüne aktarılması işlemi yapıldığı gerekçesi ile dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde 10 günlük süre içerisinde talep halinde dosyanın Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından vekâlet ücretine yönelik temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman tahdidine itiraz davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1966 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 8 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 1978 yılında 1744 sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve genel arazi kadastrosundan önce yapılan orman kadastrosunun kesinleşmiş olduğu, 3402 sayılı Yasanın 22/5. maddesi gereğince kesinleşen orman kadastrosunun tapu kütüğüne aktarılması amacıyla, taşınmaza ada ve parsel numarası verildiği belirlendiğine göre yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı … Yönetimi ve Hazine yararına vekillerinin sarf ettiği emek ve mesai dikkate alınarak 3402 sayılı Yasanın 31. maddesi gereğince vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenmesi ve görevli mahkemede yargılama yürütülmemesi şartına bağlı olarak vekâlet ücreti takdir edilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının vekâlet ücretine ilişkin 4. ve 5. bentlerinin tamamen kaldırılarak, yerine dördüncü bent olarak “Davalılar Orman Yönetimi ve Hazine vekillerinin sarf ettiği emek ve mesailerine karşılık 3402 sayılı Yasanın 31. maddesi uyarınca ayrı ayrı 500,00.- TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı … Yönetimi ve davalı Hazineye verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 27/09/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.